|
Tweet |
ID İletişim’in kurucu ortağı Ayşe Barım’ın ‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım’ suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması bugün İstanbul 26’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, Barım’ın tutukluğunun devamına karar verdi.
Barım’ın avukatı Deniz Ketenci karar sonrası Çağlayan’da İstanbul Adliyesi önünde müvekkilinin ‘cezaevinde kalmasının ciddi bir sağlık riski taşıdığını’ söyledi.
Ketenci “Ayşe’nin içeride kalması, hayati anlamda ciddi risk taşıyor. Kalp pili takılması gerekiyor. Doktorlar, durumun kalp nakline kadar gidebileceğini söylüyor” dedi.
Ketenci’nin açıklamaları şöyle:
* Ayşe’nin içeride kalması, hayati anlamda ciddi risk taşıyor. Kalp pili takılması gerekiyor. Doktorlar, durumun kalp nakline kadar gidebileceğini söylüyor.
* Mahkeme tarafından talep edilen sağlık raporunun Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde hazırlandı. Kardiyoloji bölümünün yaptığı tetkikler sonucunda altı farklı kalp rahatsızlığı tespit edildi. Nöroloji ise iki adet stentin varlığını, bu stentlerden birinin büyüdüğünü ve hızlı müdahale edilmezse ölüm riski olduğunu rapor etti. Kalp pili takılması gerektiği yönünde görüş bildirildi.
* Tanıdığım hekimler, Ayşe’nin rahatsızlığının kalp nakline kadar gidebileceğini söyledi.
* Ayşe cezaevine girmeden önce de kalp rahatsızlıkları vardı. Cezaevi koşulları bu rahatsızlıkların ilerlemesine neden oldu. Çam Sakura Hastanesi’nin raporu bu durumu net şekilde ortaya koyuyor.
* Hastane raporuna rağmen tahliye taleplerinin reddedildi ve mahkeme Adli Tıp Kurumu’ndan yeni bir rapor istedi. Mahir Polat sağlık nedeniyle tahliye edildi ancak hala adli tıp raporu gelmiş değil. Biz Ayşe için aynı hassasiyetin gösterilmesini bekliyoruz. Karara itiraz edeceğiz.
* Ayşe’ye yöneltilen suçlamanın 312’nci madde kapsamında. Yani ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini yıkmaya teşebbüse yardım.’ Ancak somut bir delil yok. Suçlamaya gerekçe olarak 3 Haziran 2013’te bir dizi setinden çıkıp Gezi Parkı’na gitmesi gösteriliyor.
Ayşe, oyuncular tarafından yönlendirildiğini belirtti. HTS kayıtları, Barım’ın yalnızca iki kez Gezi Parkı’nda bulunduğunu, bunlardan birinin oyuncularıyla birlikte, diğerininse Ciner Holding’e gitmeden önce olduğunu ortaya koyuyor.