.jpeg)
SAĞLIKTA VE EKONOMİDE SINIFTA KALIYORUZ.
Türkiye’de genç nüfusun azaldığı, doğum oranının düştüğü dile getirilerek, sayın cumhurbaşkanımızın da açıkladığı gibi her ailede en az üç çocuk yapılması, bu nedenle de devlet tarafından teşvik olarak her çocuk için maddi yardım yapılmasıyla ilgili yasa değişikliklerine gidildiği aşikardır.
Evet; doğum oranının düşmesi, genç nüfus oranının azalması doğrudur. Ancak; son yirmi beş yıldır giderek artan yanlış ekonomik politikalar nedeniyle halkın geçim standardı her geçen gün alarm zilleri çalarken bir çocuklu aileler dahi mevcut asgari ücretle ve düşük maaşlarıyla geçinmekte zorlanırken, üç çocuğu nasıl büyütecek, okutacak ve onu evlendirebilecek? Devlet bunu düşünebiliyor mu acaba? Masa başında midesinden düşünerek karar veren ve kanun çıkaran tuzu kurular önce ailelerin ekonomik durumlarını düzeltmekle işe başlamalıdır. Ama; bugün gelinen noktada ülke nüfusunu arttırmak için iktidarın yaptığı kolay yol Irak’tan, Suriye’den, Afganistan’dan ve daha bir çok ülkelerden gelen yasal ve yasal olmayan yollarla ülkemize gelen ailelere yaptığı yüksek miktarlarda aile yardımlarıyla onların çok sayıda çocuk yapmaları ve nüfusun arttırılmasını sağlayarak ülkemizde yabancı nüfusun artmasına, yerli nüfusun azınlık durumuna gelmesine yol açmaktadır. Ülkemizin tüm il ve ilçelerinin şehir merkezlerinde kurulan standlarda tedavisi çok pahalı ve zor şartlara dayalı hastalıkları için devletten alamadığı desteği halktan alabilmek için adeta dilenci durumuna düşürülmektedir. Valiliklerden aldıkları izinle kurdukları stantlarda çocuklarının tedavisi için kolay toplanamayacak miktarda olan 3 milyon dolar civarındaki parayı toplamaya çalışan bu aileler için devlet niye elini taşın altına koymuyor? Bu aileleri neden sorunlarıyla baş başa bırakıyor? Devletin parası mı yok? Hayır mutlaka var, zira devleti yöneten siyasi aktörler hazineyi, borsayı dolandırırken, diğer taraftan da bahis şirketleri kanalıyla vurgun zenginleri zenginliklerine zenginlik katmaktadırlar. Üst düzey siyasi aktörlerden başlamak kaydı ile bürokrat ve iktidara yakın bir kısım iş adamlarının haksız olarak sağladıkları servetlerini düşündüğümüzde bu çocuklarımızın tedavisi için gerekli paraları fazlasıyla temin etmek iktidarın birinci görevi olmalıdır. Son yirmi beş yıllık süreçte ülke ve ülkemin halkı her geçen gün fakirleşmekteyken, ülkeyi yönetmek için seçtiğimiz siyasiler ise bir yüzükle geldikleri iktidarda zenginlikte dünya sıralamasında üst sıralarda yer almakla övünmektedirler.
Eğer; gerçekten ülkesini ve halkını düşünen bir iktidarsanız, kendi zenginliklerinize son verip, haksız kazançlarınızı hazineye iade ederek, hasta, geçim sıkıntısındaki ekonomik zorluklar içindeki aileler başta olmak üzere üzerinize düşen görevinizi yaparsınız. Zira halk sizi bunun için seçti ve eğer; aksi durumda yapılacak ilk adil seçimde sizleri al aşağı yapıp, iktidarı değiştirebilecek güce sahiptir. Saygılarımla 08.11.2026
SESSİZLERİN SESİ SOKAK GAZETECİSİ
KAMİL SÜREN