
İKTİDARIN ÜLKEYİ SOYMASINA DUR DİYECEK KİMSE YOK MU?
Sayın okurlarım; uzun zamandır yazmak istediğim halde kendimi frenlemeye çalıştığım, ancak son fon soygunu ile iyice ayyuka çıkan soygun, dolandırıcılık, katliam ve casusluklara sessiz kalamayacak kadar sabrımın taştığı bakanların borsadaki soygunlarına yargının ve İç işleri Bakanlığının duyarsız kalmasına aklım almıyor.
Anayasayı tanımayan bir iktidar, bu cesareti nereden alıyor bir türlü aklım almıyor. Devleti anti milli bir iktidar mı yönetiyor ki halkının açlık ve sefaletine karşı duyarsız kalıyor. Basın ve medyada her gün iktidar partisinin ilçe yöneticilerinden en üst yöneticilerine kadar soygun, dolandırıcılık, kara para aklama, uyuşturucu baronluğu, cinayetler dahil tüm yasa dışı eylemlerinde parmakları varken hiçbir suçu olmadığı halde bu illegal faaliyetlere karşı eleştiri hakkını kullanan insanlardan tutun da Belediye Başkanları, yöneticileri ve gazeteciler ile daha bir çok suçsuz insanları susturmak için yargısız infazla hapishanelerde tutulmaktadır. AKP ve MHP, Anayasamızın dışında uygulamalar ile zorbalıkla iktidara devam etmenin yollarını denemektedir. Zira AKP, iktidarı kaybettiği zaman yargılanarak anayasayı tanımayan uygulamalarıyla, vatan hainliği de dahil tüm suçlarının açığa çıkacağı, divan-i harp de yargılanacağı gerçeğinden korktuğundan iktidarda kalmak için her türlü entrikalı yolları kullanmaktadır. Devleti yöneten iktidar ortakları AKP ve MHP’nin, halkın açlık ve sefaletini göz ardı ederek, Türkiye Cumhuriyeti devletinin milli birlik ve bağımsızlığını tehdit eden projelerinden biri olan, 55-60 bin masum asker, hemşire, polis, öğretmen, Mehmetçik ve daha birçok masum sivil vatandaşımızın katili PKK ile sözde terörsüz Türkiye projesiyle özgürlük vaatleri, terörist başı katil Abdullah Öcalan’a İmralı’da konut inşa etmesi Anayasa dışı çok büyük bir suçtur. Uyuşturucu baronlarının ve satıcılarının AKP içinden çıkması, meçhul cinayetlerin faillerinin yasa dışı tarikatlar olan Fetö, Süleymancılar ve diğer illegal örgütler tarafından işlendiği şüphelerini arttırmaktadır. Meçhul tüm cinayetlerin 25 yıllık AKP iktidarı zamanında işlenmiş olması bu meçhul cinayetlerin katil veya azmettiricilerinin AKP ve MHP içinde olduğu şüphesini arttırmaktadır. Halk, bu şüpheler açığa çıkmadıkça iktidarı suçlamakta ve iktidar partisine güveni azalmaktadır. Öyle zor şartlarda yaşamaya çalışan vatandaşlar var ki, Altmış beş-yetmiş yaşında emekli vatandaşı 20-25 yıl önce boşandığı eski eşine yoksulluk nafakası ödemekten kendisi yoksul, hatta açlık sınırının altında kalan maaşıyla ikinci evliliğinden sorumlu olduğu eşi ve üniversite eğitimine devam eden çocuğunun geçimini sağlamakta zorlanmaktadır, Sağlığı çalışmasına engel olmasına rağmen başka çaresi olmadığından asgari ücretle de olsa çalışabileceği bir iş arayışında bulunmaktadır.. İş beğenme lüksü yok ve ailesini geçindirebilmek için çalışmak zorunda kalıyor. Çalışmasına engel durumu varken, kendisini çalışmak zorunda gördüğünden engelli raporu almadan çalışmaya devam ediyor. Diğer taraftan emekli vatandaşı aldığı 20000 tl. maaş ile geçinemiyor. Asgari ücretle çalışan işçi vatandaş ise aldığı maaşı ile ev mi geçindirsin, yoksa okuyan çocukların okul masrafları, ev kirası, su, elektrik, doğalgaz ve telefon paralarını mı ödesin, işin içinden çıkamayınca çareyi cinnet neticesinde ya eşini öldürüyor, ya da intihar ediyor. Bu vahim örnekleri çoğaltmak mümkün iken diğer taraftan suyun başında olan eski bakan Fatma Betül Sayankaya, Ruhsan Pekcan gibi bakanlık yapmış , daha bir çok AKP’li siyasetçiler iki yıllık emekli milletvekili maaşının yanında, hali hazırdaki milletvekili maaşı ile kendi mesleki gelirleri yetmiyormuş gibi Borsa’da illegal fon soygunlarıyla, kendi fabrikasında ürettiği dezenfektanı fahiş fiyatla kendi ticaret bakanlığı yetkisini kullanarak devlete satarak elde ettiği haksız kazançları (ülkemin milli servetlerini) yurt dışına kaçırarak, bana göre en büyük vatan hainliği suçu işlenmektedir. AKP ve MHP tabanlı iktidarın acilen görevden el çektirilerek, çok acil erken seçimle yeni bir iktidarın göreve getirilmesi ve parlamenter sisteme dönülmesi çok önemli bir çalışma olmalıdır.

Sayın okurlarım; susmak dilsiz şeytanın işidir, her kim yanlış yapıyorsa eleştirilmeli ve yanlıştan dönmesi sağlanmalıdır. Zira ülkeyi yönetenler, bizlerin oylarıyla yönetim yetkisi verdiğimiz siyasilerdir ve iyi yönetmedikleri takdirde oylarımız ile yönetimi değiştirme yetkisi biz Türk milletine aittir. Yani Türk milleti saf dışı bırakılamaz. Türk milleti Türkiye Cumhuriyetinin efendisidir ve T.B.M.M. deki vekiller ile Cumhurbaşkanlığı külliyesindeki bürokratlar Türk milletinin vekilleridir. Yanlışı alkışlayan ve öven AKP ve MHP seçmenlerine son sözümdür. Lütfen sonunuzu hazırlamak istiyorsanız AKMHP iktidarının yaptıklarını alkışlamak yerine yanlışlarını eleştirin, eleştirinize sonuç alamıyorsanız ilk seçimde onları cezalandırın ve oylarınız ile iktidarı değiştirin. Saygılarımla 27.09.2026
Gündem yaratacak iddia! İstifanın ardından SPK harekete geçiyor
Fon krizi: AK Parti'den Fatma Betül Sayan Kaya hakkında ilk açıklama | Euronews
Melih Gökçek'in oğlu ve gelini adliyede - Son Dakika
Akın Gürlek duyurdu: Askeri casusluk soruşturmasında 5 şüpheli gözaltına alındı - Ensonhaber
Sokakların Sesi