
TOPLUMDA EMANETE SAHİP ÇIKMAK!!!!
Toplumda emanete sahip çıkma, işlerde adil olma, liyakate uyma, iyi olana yönelme, kötü olandan sakınma, sınırlı bilgiye sahip olduğumuz konularda daha bilgili olanlara danışmaktır önemli olan. Emanet; güvenmek, güvenilmek, korku ve endişeden emin olmak anlamına taşıdığı gibi işin gerçek sahibi tarafından geri alınmak üzere birinin yapmakla yükümlü olduğu şey anlamına da gelir. Kısaca hayat, akıl, sağlık, aile, evlat, nimet servet, iktidar, yönetim makam mevki gibi bireyin, toplumun ve devletin sorumluluğunda olan her şey birer emanettir. Liyakat; bir işe layık olma, ehil olma; bir mesleğin, bir işin gerekliliklerine uygun olma anlamına gelir. Liyakat; kişinin emsallerine göre aldığı eğitim ile birlikte bilgi, görgü, kültür, tecrübe, performans, fiziksel konum gibi kriterlerin emsallerine göre daha uygunluk taşımasıdır. Adalet; bir şeyi yerli yerine koymak, hakkı gözetmek, hakka ve hakikate göre hüküm vermek, herkese hakkı olanı vermek, hakkı olmayana vermemek anlamı taşır.
Sosyal ve ekonomik bütün huzursuzlukların ortaya çıkması; işe alımlarda, görevde yükselmelerde ve insani ilişkilerde Emanet, liyakat ve adalet gibi mekanizmaların askıya alınmasından işin ehline verilmemesinden, çıkarcı ve kayırmacı anlayışın hayatımıza hakim olmasından kaynaklanmaktadır. Adaletin askıya alınması liyakate uyulmaması toplumun düzenini bozar ve ağız tadımızı bozar. Makam ve mevkilerin liyakat ve ehliyet esasına göre verilmesi önemlidir. Liyakat sisteminin yok sayıldığı adaletin mahkeme salonlarına hapsedildiği, liyakatli bilim, fikir, sanat, spor, siyasette işin ustası olanların dışlandığı, ülkelerde zulüm kurumsallaşır, çalışma barışı bozulur, üretim toplumundan tüketim toplumuna doğru hızla yol alınır. Böyle bir durumdan kurtulmanın tek yolu işlerde adaleti, yönetimde liyakati esas almak işleri ehline vermektir. Saygılarımla 22.10.2026
Aydın Kocakuşakoğlu
İçinizdeki Sessizlerin Sesi