|
Tweet |
Tunç, TBMM'nin çalışma usul ve esaslarını belirleyen bir iç tüzüğü olduğunu ifade ederek, "İç tüzüğe uygun şekilde hareket edildiğinde bu tür olaylar gerçekleşmez. Bazı milletvekilleri iç tüzüğe aykırı hareket ederek bu tür olaylara sebebiyet verebiliyorlar. O kürsü, her düşüncenin ifade edilebileceği bir kürsü ancak iç tüzükte de kaba ve yaralayıcı sözlerin söylenemeyeceği, bu sözlerin bir yaptırımla karşı karşıya kalacağı şeklinde hükümler de mevcut." diye konuştu.
Tunç, Bakan Şimşek'in istifa ettiği iddialarının ekonomiyi olumsuz etkilemek için ortaya atılan "kasıtlı iddialar" olduğunu vurgulayarak, şunları dile getirdi:
Gündeme gelen bazı olaylardan sonra tutuklama gerçekleştiğinde sosyal medyada tepkiler oluştuğuna işaret eden Tunç, şöyle devam etti:
Bakan Yılmaz Tunç, sosyal medyada, adil yargılamalarla ilgili endişelerin ve kuşkuların dile getirilmesine ilişkin, güvenilir adalet sisteminin tesisi anlamında 22 yıldan bu yana "sessiz devrim" sayılan reformlara imza attıklarını, temel kanunların tamamını yenilediklerini, TBMM'nin bu anlamda yoğun çalıştığını belirtti.
Tunç, sosyal medyada özellikle yargıyı yıpratmaya yönelik birtakım eleştirilerin söz konusu olabildiğini vurgulayarak, "Bu eleştirileri de biz doğru karşılıyoruz. Eleştiri olacak, yargı kararları eleştirilebilir ama bu eleştiriyi yaparken belli sınırlar çerçevesinde, yargıyı yıpratmadan... Çünkü o verilen ilk derece kararı eğer hatalıysa bu istinafta ya da Yargıtay'da düzeltilebilir." ifadesini kullandı.
Bu reform belgesinin 2024-2028 yıllarını kapsayacağını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eylül sonu gibi açıkladığında, özellikle yargısal süreçlerin hızlandırılması, adaletin gecikmemesi gibi gerekli yasal düzenlemeleri ve idari uygulamaları hayata geçireceklerini aktaran Tunç, "Köklü bir reform geliyor bu konuda." dedi.
Tunç, "Bu adımları atmazlarsa sonuç eğer bant daraltmaya kadar varırsa ki kademeli bir ceza söz konusu, elbette o zaman istemediğimiz bir durum ortaya çıkar. Milyonlarca insanımızın kullandığı sosyal medya platformunun biz kapatılmasını ister miyiz? Elbette ki istemeyiz." ifadesini kullandı.
Bakan Tunç, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hayvanları öldürme yasası değil bu, bu yaşatma yasası. Sokak hayvanlarının aşılanması, kısırlaştırılması, barınaklarda bulundurulması ve eğer o barınak için tehlike oluşturabilecek, sağlıksız hayvanlar varsa hem oradaki hayvanları hem de insanları tehdit eden cinsten hayvanlar varsa bununla ilgili alınması gereken tedbirden ibaret. Veterinerlik kanunumuzda da bu tip hayvanların nasıl uyutulacağı, ötanazi denilen uygulama, zaten mevzuatımızda vardı, sağlık sebepleriyle hayvanların uyutulmasına yönelik. Buradaki maksadımız insanlarımızı, sokaklarımızı daha güvenli hale getirmek, insan sağlığını korumak." (