|
Tweet |
Türkiye’nin 81 ilini çocuk hikâyeleriyle anlatmayı hedefleyen “Her İle 1 Kitap” projesinin Aydın hikâyesi yayımlandı. “İncir Ağacının Kalbi” adını taşıyan hikâyede, Aydın’ın en önemli kültürel ve tarımsal değerlerinden biri olan incir, çocukların dünyasına masalsı bir anlatımla taşınıyor.
Hikâyenin başkahramanı 10 yaşındaki Aydın, dedesinden kalan büyük bir incir ağacının altında sıradan olmayan bir sabaha uyanıyor. Ağacın yaprakları arasından sızan ışıkların ardından ortaya çıkan ve kendisini “İncir Ağacının Kalbi” olarak tanıtan küçük altın küre, Aydın’ı iyiliğin ve güzel niyetin anlamını keşfedeceği fantastik bir yolculuğa çıkarıyor.
Hikâyede dedesinin Aydın’a yıllar önce söylediği, “Bu ağacın kalbi iyiliktir” sözü, anlatının temel mesajlarından birine dönüşüyor. Ağaç yalnızca bir meyve ağacı olarak değil; aile hatıralarının, paylaşmanın, bereketin ve iyiliğin sembolü olarak ele alınıyor.
İyilik, küçük adımlarla başlıyor
Aydın’ın yolculuğu, onu ağacın gövdesinin içindeki gizemli bir dünyaya götürüyor. Burada kendi korkularıyla karşılaşan küçük çocuk, “Ben küçüğüm, hiçbir şeyi değiştiremem” düşüncesiyle yüzleşiyor.
Karşısındaki gölge çocuğa verdiği cevap ise hikâyenin ana mesajını ortaya koyuyor:
“Ben küçüğüm, evet… Ama iyilik hiçbir zaman küçük olmaz.”
Hikâye, çocuklara büyük işler yapmanın her zaman büyük imkânlar gerektirmediğini; bir tebessümün, bir yardımın, bir paylaşmanın veya güzel bir niyetin de iyilik olduğunu anlatıyor.
Aydın’ın fantastik yolculuğunda karşısına çıkan ışık küreleri ise dünyadaki küçük iyilikleri temsil ediyor. Bir çocuğun annesine su vermesi, bir komşunun kapısının önünü temizlemesi, bir dedenin torununa besmele öğretmesi gibi günlük hayattaki küçük davranışlar, hikâyede ışığa dönüşüyor.
Aydın’ın inciri bir iyilik sembolüne dönüşüyor
Hikâyenin sonunda Aydın, öğrendiği iyiliği gerçek hayatta uygulamaya karar veriyor. İncir ağacının bereketinden aldığı meyveleri bir sepete doldurarak komşusunun kapısına bırakıyor ve kim olduğunu söylemeden oradan uzaklaşıyor.
Bu küçük davranış, hikâyenin en önemli mesajını oluşturuyor: İyilik, karşılık beklemeden yapıldığında daha da güzelleşiyor.
Aydın’ın incir ağacı ise hikâyenin sonunda sessizce yapraklarını hışırdatıyor. Ağacın verdiği mesaj, aslında bütün projenin çocuklara ulaştırmak istediği değerlerden birini özetliyor:
“İyilik büyüdü, Aydın. Sen büyüdün.”
81 il, 81 çocuk hikâyesi
“Her İle 1 Kitap”, Türkiye’nin 81 ilini çocukların anlayabileceği hikâyeler aracılığıyla tanıtmayı amaçlayan kapsamlı bir kültür ve çocuk edebiyatı projesi olarak hazırlandı.
Projede her ilin kendine özgü gezilecek yerleri, yöresel yemekleri ve tatlıları, efsaneleri, kültürel değerleri, doğal güzellikleri ve önemli isimleri mümkün olduğunca hikâyelerin içine yerleştirilmeye çalışılıyor.
Projenin temel düşüncesi ise vatan sevgisinin çocuk yaşta kazanılması. Çocukların Türkiye’nin şehirlerini yalnızca isim olarak öğrenmeleri değil; o şehirlerin doğasını, kültürünü, hikâyelerini ve insanlarını tanıyarak ülkenin tamamıyla duygusal bir bağ kurmaları hedefleniyor.
81 hikâye Alper Murat Kirpik tarafından yayımlandı. Hikâyeler, Efsunlu Amca tarafından çocuk şarkılarına dönüştürülerek Hayal Kırıntısı YouTube kanalı üzerinden de çocuklarla buluşturuldu.
Hazırlanan kitaplar ayrıca Google Books üzerinden ücretsiz olarak okunabiliyor.
81 hikâyenin 81 resimli çocuk kitabına dönüşmesi için sponsor aranıyor
Projenin hedeflerinden biri, hazırlanan 81 hikâyenin profesyonel biçimde resimlendirilerek 81 ayrı çocuk kitabına dönüştürülmesi.
Bu nedenle projenin kitaplaştırılması ve çocuklara daha geniş ölçekte ulaştırılması için sponsor desteği aranıyor.
Projenin hazırlık sürecinin Ferdayıhayal web sitesi tarafından yaklaşık 3 aylık yoğun bir çalışma sonucunda gerçekleştirildiği belirtiliyor.
“Her İle 1 Kitap” ile Türkiye’nin 81 ilinin çocukların hayal dünyasında yeniden keşfedilmesi amaçlanırken, hikâyeler aracılığıyla yalnızca şehirlerin tanıtılması değil; iyilik, merhamet, paylaşma, sabır, doğa sevgisi, kültürel miras ve vatan sevgisi gibi değerlerin de çocuklara aktarılması hedefleniyor.
Aydın’ın hikâyesi “İncir Ağacının Kalbi” ise bütün bu yolculuğu, küçük bir çocuğun kalbinde büyüyen iyiliğin hikâyesiyle anlatıyor.
Çünkü bazen büyük değişimler büyük adımlarla değil, bir sepete konulan birkaç incir ve karşılık beklemeden yapılan küçücük bir iyilikle başlıyor.