|
Tweet |
Eylül 2025’te Akbelen’e giderek zeytin ağaçlarının önünde poz veren, köylülerle yan yana duran ve “zeytin gelecektir” mesajları veren Başkan Topuz, bugün aynı köylüler için “dış güçlerin etkisi”, “ajanlık” ve “provokasyon” gibi ağır ithamlar kullanıyor.
Aradan geçen süre yalnızca birkaç ay. Değişen ise yalnızca takvim değil, siyasi duruş.
Kamuoyunun hafızasında hâlâ taze olan görüntülerde Topuz, Akbelen’deki zeytinlikleri “gelecek nesillerin emaneti” olarak tanımlıyor, çevre mücadelesine destek veriyordu. Ancak yıl sonuna gelindiğinde tablo tamamen tersine döndü.
Aralık ayı sonunda yaptığı açıklamalarda madenlerin “zorunlu ihtiyaç” olduğunu savunan Topuz, Ocak ayındaki toplantıda ise zeytinini savunan yurttaşları hedef aldı. Eleştirilere yanıt vermek yerine salonu terk etmesi ise tepkileri daha da büyüttü.
Bölge halkı şu soruyu soruyor:
Zeytin mi değerini yitirdi, yoksa siyasi hesaplar mı ağır bastı?
Akbelen’de 1600’e yakın zeytinlik tapusunun acele kamulaştırma tehdidi altında olduğu bir dönemde, yerel yöneticilerin çevre savunucularını kriminalize eden bir dil kullanması, endişeleri katlıyor.
Çevre örgütleri ve köylüler, Başkan Topuz’dan net bir açıklama bekliyor:
Bugün gelinen noktada görünen şu:
Akbelen’de yalnızca ağaçlar değil, güven duygusu da kesiliyor.
Yerel yönetimlerin görevi, halkı suçlamak değil; halkın yanında hangi noktada durduğunu açıkça göstermektir. Akbelen ise hâlâ bu sorunun cevabını bekliyor.