escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Halk TV'ye Baskın Demokrasiye Müdahaledir
Tarih: 14-10-2026 13:41:07 Güncelleme: 14-10-2026 13:45:07 + -


Halk TV'ye yönelik operasyon ve kayyum kararına tepki gösteren Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) İzmir Şube Başkanı Erdal Akyol, müdahalenin basın özgürlüğü ile halkın haber alma hakkına ağır bir darbe olduğunu belirtti.

facebook-paylas
Tarih: 14-10-2026 13:41

Halk TV'ye Baskın Demokrasiye Müdahaledir

Halk TV'ye yönelik operasyon ve kayyum kararına tepki gösteren Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) İzmir Şube Başkanı Erdal Akyol, müdahalenin basın özgürlüğü ile halkın haber alma hakkına ağır bir darbe olduğunu belirtti. Akyol, kamu kaynaklarıyla ilgili iddiaların araştırılmasını ancak soruşturmaların basını susturma gerekçesi yapılmamasını istedi.

Halk TV’ye polis operasyonu düzenlenmesi, kanala kayyum atanarak yayınların durdurulması toplumsal muhalefetin ve emek örgütlerinin tepkisine yol açtı. Müdahalenin ardından açıklama yapan Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) İzmir Şube Başkanı Erdal Akyol, yaşananların sadece bir televizyon kanalına yönelik uygulama olmadığını, halkın haber alma hakkı ile demokrasiye müdahale niteliği taşıdığını dile getirdi. TELE 1 örneğini hatırlatan Akyol, benzer uygulamalarla haber kanallarının içeriksizleştirildiğini ve yurttaşların bilgi alma kanallarının tıkandığını söyledi. Akyol, ülkedeki ekonomik kriz, yoksulluk ve hak kayıplarıyla mücadelenin ancak özgür basın ortamında yürütülebileceğine dikkat çekti.

Erdal Akyol: "Basın Özgürlüğü Susturulamaz, Halkın Haber Alma Hakkı Engellenemez"

Sendika Şube Başkanı Erdal Akyol, yaptığı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Demokrasinin temel koşullarından biri, iktidarın eleştirilebilmesi ve gerçeklerin özgürce kamuoyuna aktarılabilmesidir. Gazeteciliğin görevi, kamu adına soru sormak, iddiaları araştırmak ve toplumun bilmesini sağlamaktır. Bir medya kuruluşunun yayınlarının durdurulması ve yönetimine kayyum atanması, kamuoyunda ifade özgürlüğü ve basın üzerindeki baskılar konusunda haklı kaygılar yaratmaktadır.

Bu anlamda 14 Ekim sabahı Halk TV’ye yönelik polis operasyonu, kanala kayyum atanması ve yayınların durdurulması, yalnızca bir televizyon kanalına yönelik müdahale olarak değerlendirilemez. Bu uygulama, basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkı ve demokratik toplumun temel değerleri açısından son derece ciddi bir gelişmedir. Bunun bir başka örneğini TELE 1’de yaşadık. TELE 1’e sadece kayyum atanmamış, adeta TELE 1 yok edilerek haber kanalı belgesel ve magazin kanalına dönüştürülmüş, halkın haber alma özgürlüğü engellenmiştir."

"Soruşturmalar Basını Susturmanın Gerekçesi Olmamalı"

Kamu kaynaklarının kullanımı ve soruşturma süreçlerine dair değerlendirmelerini sürdüren Akyol, sözlerine şöyle devam etti:

"Eğer ortada bir yolsuzluk, usulsüzlük ya da kamu kaynaklarının kötüye kullanılması iddiası varsa yapılması gereken; bu iddiaların bütün yönleriyle, tarafsız ve şeffaf biçimde araştırılması, sorumluların hukuk önünde hesap vermesinin sağlanmasıdır. İddiaların üzerini örtmek, kamuoyunun sorularını cevapsız bırakmak ya da bu soruları gündeme taşıyan yayınları susturmak değildir.

Fon vurgunu ve kamu kaynaklarının kullanımıyla ilgili iddialar bütün yönleriyle araştırılmalı; kim olursa olsun, sorumluluğu bulunan herkes hesap vermelidir. Ancak soruşturmalar, basın özgürlüğünü ortadan kaldırmanın veya halkın haber alma hakkını sınırlandırmanın gerekçesine dönüştürülmemelidir. Hukuk, herkese eşit uygulanmalı; adalet, siyasi hesaplaşmaların aracı hâline getirilmemelidir. Bugün Halk TV’ye yönelik müdahaleyi, ülkemizde uzun süredir yaşanan demokratik gerilemeden, seçilmiş iradelere yönelik kayyum uygulamalarından, gazetecilere dönük baskılardan ve toplumsal muhalefetin sesini sınırlayan politikalardan bağımsız değerlendiremeyiz."

"Basını Susturmak Gerçekleri Ortadan Kaldırmaz"

Emek mücadelesi ve demokrasi vurgusu yapan Akyol, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Emekçilerin hak arama mücadelesi, halkın haber alma hakkı ve toplumun demokratik iradesi birbirinden ayrı değildir. Sendikal örgütlenmenin, grev hakkının, ifade özgürlüğünün ve basın özgürlüğünün baskı altına alındığı bir ülkede emekçilerin sorunlarını özgürce dile getirmesi de zorlaşır. Emeğiyle geçinen milyonların yoksulluğunu, güvencesizliği, özelleştirmeleri, kamu kaynaklarının kimler için kullanıldığını ve çalışma yaşamındaki adaletsizlikleri konuşabilmesi için özgür basına ihtiyaç vardır.

Bizler biliyoruz ki demokrasi yalnızca sandıktan ibaret değildir. Demokrasi; halkın söz sahibi olması, farklı düşüncelerin özgürce ifade edilmesi, sendikaların bağımsız biçimde örgütlenmesi ve kamu gücünü kullananların hesap verebilmesidir. Barış süreci de ancak demokratikleşmenin, özgürlüklerin ve toplumsal diyaloğun güçlendirilmesiyle ilerleyebilir. Barışı konuşurken eleştirel seslerin susturulduğu, gazetecilerin baskı altında tutulduğu, farklı düşüncelerin cezalandırıldığı bir düzeni kabul edemeyiz. Kalıcı barışın yolu baskıdan değil; özgürlükten, eşitlikten, adaletten ve halkın iradesine saygıdan geçer.

Buradan bir kez daha ifade ediyoruz: Halk TV’ye yönelik müdahalenin ve yayınların durdurulmasının hukuki dayanakları şeffaf biçimde açıklanmalıdır. Basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını güvence altına alan adımlar atılmalı, gazetecilerin özgürce çalışmasının önündeki engeller kaldırılmalıdır. Fon vurgunu ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin bütün iddialar ayrım gözetilmeksizin araştırılmalı, sorumluluğu bulunan herkes hukuk önünde hesap vermelidir. Kayyum uygulamalarıyla halkın iradesinin ve demokratik yaşamın sınırlandırılmasına son verilmelidir. Emek, demokrasi ve barış mücadelesi yürüten bütün toplumsal kesimlerin örgütlenme ve ifade özgürlüğü güvence altına alınmalıdır.

Unutulmamalıdır ki basını susturmak, gerçekleri ortadan kaldırmaz. Eleştiriyi engellemek, toplumsal sorunları çözmez. Baskı, adaletsizliği ortadan kaldırmaz; aksine toplumsal güvensizliği derinleştirir. Bizler emek ve demokrasi mücadelesi yürütenler olarak; halkın haber alma hakkını, basın özgürlüğünü, sendikal hakları, demokratik yaşamı ve barış içinde bir arada yaşama iradesini savunmaya devam edeceğiz. Halk TV susturulamaz! Basın özgürlüğü engellenemez! Halkın haber alma hakkı gasp edilemez! Emek, demokrasi ve barış mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz!"

 






FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
YUKARI