Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ İLETİŞİM  
 
Yerli otomobil TOGG otobana çıktı
Birkaç ay daha kimse somut isim
Türkiye Enflasyon Rekorunu Kırdı
Aydın Eski Müze Müdürüne 71 Yıl
Çam Fıstığı İhracatı Son 5 Senede


Aydın Haber Merkezi - BİLGİ …
BİLGİ … BU YAZININ EKLENME TARİHİ 19-05-2022 / 14:28 | BU YAZI TOPLAM 352 KEZ OKUNDU.
   
TARAFSIZ MUHALİF
samibaskaya@hotmail.com
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
BİLGİ …

  “Bende 1 yumurta var, sende 1 yumurta var. Ben sana 1 yumurta versem, sen bana bir yumurta versen, bende 1 yumurta, sende 1 yumurta olur.

Bende 1 bilgi var, sende 1 bilgi var. Ben sana 1 bilgi versem, sen bana 1 bilgi versen, bende 2 bilgi, sende de 2 bilgi olur.” (Konfüçyüs)
(Ben de size bir bilgi vere)
,Türkiye’de farklı illerdeki aynı isimli ilçelerin sayısı 24 çifttir. Yenişehir hariç her biri 2 ilçede kullanılmaktadır. Yenişehir ismi ise 3 ilçede geçmektedir.
Aksu (Antalya, Isparta)
Altınyayla (Burdur, Sivas)
Aydıncık (Mersin, Yozgat)
Ayvacık (Çanakkale, Samsun)
Bayat (Afyonkarahisar, Çorum)
Bozkurt (Denizli, Kastamonu)
Edremit (Balıkesir, Van)
Ereğli (Konya, Zonguldak)
Gölbaşı (Adıyaman, Ankara)
Gönen (Balıkesir, Isparta)
Güzelyurt (Aksaray, Kıbrıs)
Kale (Denizli, Malatya)
Kemalpaşa (Artvin, İzmir)
Kemer (Antalya, Burdur)
Köprübaşı (Manisa, Trabzon)
Ortaköy (Aksaray, Çorum)
Ovacık (Karabük, Tunceli)
Pazar (Rize, Tokat)
Pınarbaşı (Kastamonu, Kayseri)
Saray (Tekirdağ, Van)
Ulubey (Ordu, Uşak)
Yenice (Çanakkale, Karabük)
Yenipazar (Aydın, Bilecik)
Yenişehir (Bursa, Diyarbakır, Mersin)
Yeşilyurt (Malatya, Tokat)
Derleyen: Sinan Acartürk
Kaynak: lafsozluk
Görsel: Konfüçyüs heykeli (kaynak belirtilmedi)
Grubumuzun resmi Telegram kanalı
https://t.me/+kcllHT0RlPBkNTM8 

 Sinan Acartürk- ALINTIDIR  AHMET KISA

 DİZİ- EPHESOS – 16

Ephesos’ta entelektüel-kültürel yaşam konusuna bugün de devam ediyor ve konuyu bitiriyoruz:

Hellen dünyasındaki bir diğer önemli eğitim kurumu da Mısır’daki ünlü İskenderiye Kitaplığı’nı model olarak alan halk kitaplıklarıdır. Ephesos’ta M.S. 115-120 yılları arasında ‘consul’ Gaius Iulius Aquila tarafından, ‘Asia’nın eski valilerinden (‘proconsul’) olan babası Tiberius Iulius Celsus Polemaeanus için, Ephesos kenti tarafından onaylanmış (kent içinde bir mezara izin verilmesi aslında oldukça seyrek karşılaşılan bir durumdur) bir mezar anıtının (‘heroon’) üzerine yaptırılmaya başlamış ve Aquila’nın ölümünden kısa bir süre sonra Hadrianus’un hükümdarlığı sırasında tamamlanmış olan ve tahminen yaklaşık 12.000 parşömen rulosu alabilen “Celsus Kitaplığı”, bir mimari harikası olarak, Roma İmparatorluğu’ndan günümüze gelen az sayıda kitaplık örneklerinden biridir ve Roma dünyasının Doğu’da Aleksandreia (İskenderiye) ve Pergamon’dakilerden (Bergama) sonra üçüncü büyük kitaplığıdır. Yani, kitaplık, Roma İmparatorluğu’nda çok sayıda halk kitaplığının bulunduğu bir zamanda inşa edilmişti ve bu kitaplıkların çoğu, Celsus Kitaplığı gibi, zengin ya da nüfuzlu kişiler tarafından yaptırılarak bağışlanmıştı. Romalı mimar Vitruvius’un M.Ö. 1. yüzyılda kitaplık binaları hakkında yazdığına uygun olarak, kitaplığın kapıları ve pencereleri doğuya açılıyordu. Vitrivius bunun nedeni olarak kitapların bu şekilde sabah ışığında kurutulabilmesi ve küften korunabilmesini göstermektedir. Ne kadar süre faaliyette bulunduğunu tam olarak bilmediğimiz kitaplığın kalıntıları 1903-1904 yıllarında yapılan Avusturya kazıları sırasında keşfedilmiş ve ortaya çıkarılmıştır. Fakat, en geç M.S. 3. ya da 4. yüzyılda bir konut binasına entegre edildiği anlaşılıyor. Çöken cephenin yeniden inşası ise 1970–1978 yılları arasında gerçekleştirilmiş ve bu ‘anastylosis’, yani binanın yeniden dikilmesi, kitaplığın uzmanlar dünyasının dışında da iyi tanınması ve dünyada ün kazanmasını sağlamıştır.

Kitaplığın cephesi çok sayıda süs ve heykelle dekore edilmişti. Süslemeler ve figürler Traianus zamanının stilindedir. Alt katta cephenin dört nişindeki dört heykelin orijinalleri şu anda Viyana’daki Sanat Tarihi Müzesi’nde bulunuyor. Yazıtlarına göre, bunlar eski erdemler olan ‘Sophia’, ‘Arete’, ‘Episteme’ ve ‘Ennoia’yı temsil etmektedirler. Erdemlerin bu dört heykeli Celsus’un ana erdemlerinin alegorik temsilleri olabilir. Dış merdivenin sağında ve solundaki kaidelerde, buralardaki yazıtlardan anlaşıldığına göre, Celsus’un atlı heykelleri bulunmaktaydı. Cephenin üst katı için yazıtlarda adı geçen dört heykelden üçü Celsus’u, dördüncüsü oğlu Aquila’yı temsil ediyordu. Yazıta göre, Celsus’un doğum gününde heykellerine çelenkler konulacaktı. Kitaplığın iki yanı ve arkası, aralarında bir koridor bulunan iki duvardan oluşuyordu. Bu çift duvarın amacı hem kitapları neme karşı korumak hem de sağ koridor vasıtasıyla Celsus’un, kitaplık içindeki ‘apsis’in hemen altında yer alan ve mermerden girlantlı bir lahit içeren, kapılı mezarının yer aldığı küçük bir odaya ulaşmaktı. Odanın ve girişinin darlığı nedeniyle, lahit inşaat sırasında hâlâ açık olan tavandan aşağıya indirilmiş olmalıdır. Lahdin sanatsal tasarımı, oldukça pahalıya mal olmuş olduğunu gösteriyor. Lahit 1905’te açıldığında arkeologlar Celsus’un kemiklerini de bulmuşlardı. Bunlar çok daha sonra Efes Müzesi’ne taşınmıştır. Kitaplıktaki parşömen rulolarından hiçbiri günümüze ulaşmadığından, kitaplığın kaç tane eser içerdiğini tam olarak bilmek mümkün değildir, ancak bunu tahmin edebiliriz: Bir zamanlar rafları içeren nişlerin boyutlarına dayanarak, Bernt GÖTZE 1937’de bir hesaplama önerisi sundu. GÖTZE, kitaplıkta her biri yaklaşık 13 bölmeli 30 raf olduğunu varsayarak, yaklaşık 12.000 parşömen rulosu bulunduğunu hesapladı. Yani, kitaplık elbette küçük bir kitaplık değildi, ancak Antikçağ’ın İskenderiye’deki gibi birkaç yüz bin eser rulosu içeren en büyük kitaplıklarıyla rekabet edecek kadar da büyük değil! Diğer antik kitaplıkların aksine, ayrı, sessiz bir okuma alanı olmadığından, kitaplık salonunun bizzat kendisinin okuma alanı olması gerektiği varsayılmıştır. Kitaplığa konulan ilk eserler ve devamında konulacak olanlar Celsus’un mirasçıları tarafından finanse edilecek, yapının ön cephesindeki bir yazıta göre, kitaplığın devam edecak olan bakımı, bunun için bağışlanan 25.000 ‘denarius’luk bir sermayenin faiziyle karşılanacaktı. Gerçi, mirasçılar, binayı kendileri herhangi bir ücret ödemeden tamamlayabilmek için, bu miktardan başlangıçta 2.000 ‘denarius’ almışlardır. Varisler ve torunları binanın bakımı, kütüphanecilerin ücretlerinin ödenmesi ve planlandığı gibi yeni eser satın alımlarının yapılabilmesi için ödemeyi kalan paranın faizinden yapmışlardır. Antikçağ’da kitaplığı ziyaret edenler, burada korunan değerli parşömenleri muhtemelen kendileri yerinden almıyorlar, kütüphaneciler ruloları gerektiğinde yerinden çıkarıp okuyuculara veriyorlardı. Bunun için de, neredeyse üç metrelik bir raf yüksekliğinden dolayı, merdivenler gerekliydi. En azından üst raflara herhalde yalnızca yetkili kişiler erişebiliyordu.

Roma İmparatorluğu Çağı’nda Hellen kentlerindeki kültürel yaşam ne kadar parlak görünürse görünsün, eski kültürel yaşam alanlarının üzerine yavaş ama emin adımlarla düşen, yani giderek uzayan bir gölge de görülebilmektedir. Şimdi, büyük ölçüde geçmişin büyük mirasıyla yaşanıyordu. Hellenliğin o eski özgün, yaratıcı gücü çoktan sönmüştü:

Tiyatroda, büyük popülaritesi olan, ancak entelektüel olarak tragedyalara göre çok daha az iddialı, müstehcen ve kaba ifadelerin de karıştırıldığı doğrudan ve popüler bir sözcük dağarcığından oluşan ‘mimos’ ile yetiniliyordu. İnsanı düşünmeye zorlayan esprili komedyanın yerine çok daha basit, absürt ve olasılık dışı durumlar aracılığıyla seyirciyi güldürerek eğlendirmeyi amaçlayan fars geçmişti. Büyük tragedya yazarlarının eserlerinin yerini, büyük ölçüde, onlardan yapılan alıntılar almıştı, tıpkı günümüzde ara sıra opera aryalarının ayrıca icra edilmesi gibi. Plastik sanatlar ise, büyük ölçüde eski eserlerin taklidiyle uğraşarak ve asla bıkmadan atalarının eserlerini kopyalayarak kendini tüketme noktasına gelmişti.

Bu dönemin sanatında bir dereceye kadar bağımsız olan, son büyük kültürel-entelektüel başarılardan biri edebiyat alanındadır: M.S. 2. yüzyılda başlayan ve “İkinci Sofizm” diye adlandırılan akım. Bu akım, Romalılar’ın siyasi vesayetine karşı Hellenler’in muhtemelen bilinçaltındaki entelektüel bir karşı saldırısıydı. Özünde yeni bir şey yaratılmayan bu edebî akım, biçimsel açıdan benzeri görülmemiş bir mükemmellik elde etmiştir. Ephesos’ta önemli bir merkeze sahip olan bu akımın ünlü temsilcilerinin arasında, zengin Vedia Phaedrina’nın kocası ve zamanının en seçkin şahsiyetlerinden biri olan Ephesos’lu Titus Flavius Damianus da vardı.

[EPHESOS’TAKİ BÜYÜK OYUNLAR/YARIŞMALARLA (‘AGON’LAR) DEVAM EDECEK]

…Resimler:

1 Celsus Kitaplığı’nın cephesi. - 2 Celsus Kitaplığı’nın planı.

#BulentIplikcioglu

#Ephesos Bülent İplikçioğlu – ALINTIDIR   AHMET KISA

 

 

 

 





 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
 
1 - HAYAT BİLGİLERİ

28-06-2022 - 20:16

 
2 - PARGALI İBRAHİM PAŞA

25-06-2022 - 18:09

 
3 - VELİ ONBAŞI

20-06-2022 - 11:51

 
4 - NE GÜZEL İNSANLAR VAR ,

17-06-2022 - 16:10

 
5 - DEĞERLİLLER…

14-06-2022 - 13:48

 
 
DİĞER YAZILAR :  [ 1 ]  [ 2 ]  [ 3 ]  [ 4 ]  [ 5 ]  [ 6 ]  [ 7 ]  [ 8 ]  [ 9 ]  [ 10 ]  [ 11 ]  [ 12 ]  [ 13 ]  [ 14 ]  [ 15 ]  [ 16 ]  [ 17 ]  [ 18 ]  [ 19 ]  [ 20 ]  [ 21 ]  [ 22 ]  [ 23 ]  [ 24 ]  [ 25 ]
 
YAZARIMIZA AİT SİSTEMİMİZDE KAYITLI TOPLAM 124 ADET YAZI KAYITLI .
 
 


Aydın Hava Durumu


           YAZARLAR

           ANKET

Henüz eklenmiş bir anketimiz bulunmamaktadır !

Süper Lig Puan Durumu

  •   Takım Adı O G B M Av P


RSS © 2014 Aydın Haber Merkezi
Site iceriginin izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanilmasi yasaktir
Gizlilik Ilkeleri | Kullanim Kosullari | Künye | Reklam | Iletisim