Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ İLETİŞİM  
 
Ruhsatsız JES’lerde sorumlular kollandı
EFELER’İN TİYATRO SANATÇILARINDAN ÖĞRENCİLERE TATİL HEDİYESİ
Erdoğan, Denizli’de 232 tesisin açılışını yapacak
İktidarın hoyrat müdahaleleri, vatandaşı kooperatiflerden uzaklaştırıyor
Aydem Perakende ve Gediz Perakende‘den Yeni


Aydın Haber Merkezi - KULAKLARA KÜPE OLSUN..
KULAKLARA KÜPE OLSUN.. BU YAZININ EKLENME TARİHİ 09-12-2022 / 06:18 | BU YAZI TOPLAM 127 KEZ OKUNDU.
   
Ankaradan Bakış
ahmetkisai@hotmail.com
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KULAKLARA KÜPE OLSUN..

 

ATATÜRK’ÜN BU SÖZÜ KULAKLARA KÜPE OLSUN!!!

“EY MİLLET İYİ BİLİNİZ Kİ, TÜRKİYE CUMHURİYETİ ŞEYHLER, DERVİŞLER, MÜRİTLER, MECZUPLAR MEDENİYETİ OLAMAZ. EN DOĞRU VE EN GERÇEK TARİKAT MEDENİYET TARİKATIDIR.”
Tarikat karanlığı henüz 6 yaşında bir çocuğu, hayalleriyle birlikte yuttu.. Nerde; Adalet, Siyaset ve Diyanet?…
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, dünyada bir ilki gerçekleştirerek, çocuklarına bayram armağan eden bir ülkeden, Cumhuriyeti ve geleceği emanet ettiği çocuklarına, din maskesi altında, kuran kursları, cemaat ve tarikatlar eliyle, çocuk gelinler, çocuk taciz ve tecavüzleri gerçekleştirilen bir ülkeye dönüştü…
Artık buna bir SON verilmeli..artık YETER denilmelidir. Çocuklarımıza DOKUNMAYIN..çekin pis ellerinizi onların üzerinden!!!!!
Cehaletin kol gezdiği, karanlık zihinler eliyle ülkemi yüzyıl geri götüren, bu düzenden kurtulmanın zamanı gelmedi mi? 

ALINTIDIR  AHMET KISA

 

DİN NEDİR?

Her din üyesi için din, kendi inandığıdır. Diğer inançları-dinleri ya dinden saymaz, ya da bozulmuş-yanlış-gerçek olmayan sözde din olarak kabul eder. Haliyle bu, tüm dinlere ilişkin veya objektif bir tanımlama olmaz.

Sözlük tanımı: İnsanların doğaüstü güçlere, kutsal saydıkları türlü varlıklara, tanrılara ya da Tanrı’ya inanma, tapınma biçiminde katıldıkları gizemsel olgu.

Sosyal-psikolojik din tanımı: Kendini tanrı, elçi, kutsal vs. diye sunan ve bunu kabul ettiren kurnazların, bilinmezlerden ve ölümden korkan, bunlara anlayacağı kadar basit cevaplar arayan, zora girdiğinde sığınacağı- yardım umacağı bir şeye inanma ihtiyacı duyan safları yönetmek için keşfettiği, bilgiye-bilmeye değil rivayetlere-inanmaya dayanan inanç sistemlerine din denir.

Wikipedia açıklaması: Din, genellikle doğaüstü, transandantal ve ruhsal unsurlarla ilişkilendirilmiş, çeşitli ayinler ve uygulamaları içeren, ahlak, dünya görüşleri, kutsal metinler ve yerler, kehanetler, etik kuruluşlarından oluşan bir sosyo-kültürel sistemdir.

Zaman zaman inanç sözcüğünün yerine kullanıldığı gibi bazen de inanç sözcüğü din sözcüğünün yerinde kullanılır. Dinler tarihine bakıldığında farklı kültür, topluluk ve bireylerde din kavramının farklı biçimlere sahip olduğu, dinlerin mensupları tarafından her çağda coğrafya ve kültür değerlerine göre yeniden tasarlandığı görülür. Arapça kökenli bir sözcük olan din sözcüğü, köken itibarıyla "yol, hüküm, mükafat" gibi anlamlara sahiptir.

Dinin farklı tanımları olup bu tanımlar dine bakış açısına göre birbirinden farklılık göstermektedir. Bir dine bağlı olanlar dini kendi inançları açısından tanımlamışlardır. Dine inceleme konusu bir nesne olarak bakan bilim insanları ise elde ettikleri verilere göre dinin bir tanımını yapmışlardır.

Konuya din sosyolojisi açısından yaklaşan Émile Durkheim, "Din, bir cemaatin meydana gelmesini sağlayan ayin ve inançlar sistemidir." demiştir. Durkheim bu tanımında, dinin toplumdaki sosyal fonksiyonunu esas almıştır. "Din; dua, kurban ve inançla kendini gösteren bir arzudur." diyen Ludwig Andreas Feuerbach ise din psikolojisi açısından bir tanım yapmıştır.

Dinin bütün dinleri kapsayacak objektif bir tarifini ancak dinin sınırlarının belirlenmesinden sonra yapmak mümkün olabilir.

Dinin nasıl ortaya çıktığı, kaynağının ne olduğu konusunda kutsal kitapların verdiği bilgilerden (kanıtsız iddialardan) başka herhangi bir tarihî belge yoktur.

Dinin kaynağı hakkındaki görüşler evrimci görüş ve vahiy temelli görüş olmak üzere iki başlık altında toplanmaktadır.

Evrimci görüş:

Evrime paralel olarak insanın kültür bakımından da evrim geçirdiğinin ispatlanması için çeşitli alanlardan bilim insanları çalışmalara başladılar. Antropologlar, etnologlar, sosyologlar ve psikologlar arasından bazı bilim insanları dinin kökeninin ilkel hayat yaşayan ilkel kabilelerin din ve kültürlerinin incelenmesi ile bulunabileceği iddiasında idiler. Yeni Zelanda, Avustralya, Afrika ve Asya’da yaşayan bazı ilkel kabilelerin inançlarından hareket ederek dinin kökeni hakkında değişik görüşler ortaya atmaya başladılar. Edward Burnett Tylor dinin başlangıcının animizm, James Frazer büyü, Durkheim totemizm olduğunu ileri sürdü. Diğer bilim insanları tarafından başka teoriler de ortaya atıldı. Bütün bu teoriler yaklaşım tarzlarına göre psikolojik ve sosyolojik temelli teoriler idi. Bu teorilere göre, insan tabiattan korktuğu veya topluluk şuurunu devam ettirmek istediği için dine yönelmişti ve bu teoriler bazı bilim çevrelerinde geniş kabul görmüştü. Bu bilim çevrelerinde dinin insan hayatından çıkmasının çok uzun zaman almayacağı kanaati hakim olmaya başlamıştı.

Vahiy temelli görüş:

Protestan bir rahip olan Wilhelm Schmidt, ilkeller arasında yaptığı etnolojik çalışmalardan sonra yayınladığı Der Ursprung der Gottesidee eserinde dinin ilk şeklinin tektanrıcılık olduğunu ileri sürdü.

Filolog Max Müller, dinin kaynağını dilbilimsel metotlarla tanrısal ilk vahye dayandırmaya çalıştı. Tanrı fikrinin tarihini ele alan Müller’e göre bu fikir, tanrının dünyayı yaratması esnasında ilk vahiyle başladı. İnsana yaşam nefesini üfleyerek tanrısallığın "sezgisini" yerleştirdi. Başlangıçta tanrı "insan ırkının bütün atalarına" kendini aynı tarzda bildirdi. Ancak insan, dil hataları nedeniyle bu tanrıya değişik isimler verdi. Zamanla bu isimlerin her birinin farklı tanrılara işaret ettiği yanılgısına varıldı. Böylece çoktanrıcılık doğdu. Max Müller, Hinduizmin kutsal kitabı Vedalar üzerinde yaptığı dilbilimsel incelemelerle bunu ispat etmeye çalıştı. Müller’in asıl ortaya koymak istediği ise "bütün dinlerde, değişik dillerle ifadesini bulan şey, aynı tanrısal gerçek, aynı vahiydir." cümlesiyle özetlediği tespitiydi.

Dinin kökeninin tektanrıcı vahiy olduğunu savunanlar belli bir dinî inanca sahip olanlardır. Wilhelm Schmidt, Hristiyanlığın Protestan mezhebine bağlı rahip bir bilim insanıdır. Max Müller de inançlı bir Hristiyandır. Onun geleneksel Hristiyan anlayışından ayrıldığı nokta bütün dinlerin kaynağının aynı tanrısal vahiy olduğu anlayışıdır. Geleneksel Hristiyan anlayış, tanrısal vahiy dini olarak sadece Yahudiliği ve Hristiyanlığı görmektedir. Bu anlayışa göre Hristiyanlık Yahudiliğin bir devamıdır fakat Hristiyanlığın çıkışıyla Yahudiliğin hükmü kaldırılmıştır. Diğer dinler ise tamamen şeytan uydurmasıdır. Tanrının bu dinlerle hiçbir işi olmamıştır. Hinduizm de aynı yaklaşımı sergiler. Budizmin din anlayışı tamamen farklıdır. Budizm, tanrısız bir din olarak bilinir. Bu din, ne kendini ne de diğer dinleri tanrısal vahye dayandırır.

Dinler tarihi, özet:

Din veya öncülü inançlar yaklaşık 12.000 yıldır var. (Öncesi dilsiz-dinsiz-inançsız çok uzun bir dönem.) Bugünkü insan 200.000 yıldır yer yüzünde var. Onbinlerce yıl önce, konuşma-kavramlarla düşünme yetisi kazanan ilkel insanlarbile, varoluşu-ölümü, doğa olaylarını vs. “açıklayamadığı her şeyi doğa üstü-ilahi bir güç yapmıştır, o güç(ler) her şeyi (belki yoktan) var etmiştir” diye düşünmüştür. (Bu argüman, dinlerin temeli olmuştur. Çünkü bilinmeyenlere –kanıtsız-tahmini-varsayım da olsa- bir cevaptır.) Zaman içinde de inanmıştır; tapınma, ibadet vs. ritüeller uydurulmuş, komşu toplumlar birbirinden etkilenerek inançlar kendi toplumuna adepte edilmiş, dinler çeşitlenmiştir. Göçlerle dinsel inançlar ve ritüelleri zamana-topluma göre farklılıklar edinse de, anlayamadığı her şeyi, çocukça “doğa üstü güç(ler)”e bağlama temelinde benzerlik gösterir. Dolayısı ile, bu “doğa üstü güçleri” kızdırmamak, şükran sunmak veya memnun etmek için, dua-ibadet-adak-kurban-oruç, kutsal yer ziyareti gibi ritüeller aynı temel argümana (doğa üstü güç) dayandığından farklı toplumlarda farklı biçimlerle de olsa yerleşmiştir. Başlangıçta ateşe, yıldıza, aya, güneşe tapınma, zamanla bunları simgeleyen heykellere, doğaya, süreçte görünmeyen hayali tanrılara, nihayetinde hayali tek tanrıya yansıtılmıştır. Kendini Tanrı ilan eden toplum liderleri (krallar) da olmuştur süreçte. Zamanla çeşitlenen her din, öncekilerden ve komşu toplumlardan da esinlenerek, mitolojiler ve sözde mucizeler (kanıtsız rivayetler) ile süslenmiştir. Ancak, dinlerin, ilkel insanlardan bu yana getirdiği yeni-mucize bilgi yoktur. Hepsi, bir önceki inançlardan alıntılanma ile güncellenmesi, o dönem son bilinen bilgiler eklenip kendi toplumuna adapte edilmesidir.

Semavi denen dinlere gelirsek, Mısır tarihi-yöneticileri ile Sümerler mitoloji ve inançlarından alıntılarla Yahudilik uyduruluyor. Uyduran, kendini ve sülalesini peygamber ilan ediyor. (Peygamberlik Yahudi icadıdır, önceki dinlerde böyle bir özne yoktur.) Sonra diğerleri bundan esinlenerek Hristiyanlığı ve İslamı kurguluyor vs vs. Hepsinin insan sözü olduğu, insansı Tanrı tasvirlerinden bile bellidir. (Dinlerin hepsi insan sözü olduğundan, Tanrı tasvirleri de insansıdır; yazanın-yazdıranın karakterini yansıtıyordu.)

ALINTIDIR  AHMET KISA

 

 





 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
 
1 - BABİLDEN SÜRGÜN..

29-01-2023 - 12:18

 
2 - YAHUDİLER HK.

28-01-2023 - 06:21

 
3 - TEVRATTAN

27-01-2023 - 19:01

 
4 - YAHUDİLRT BABİLDEN ..

24-01-2023 - 10:20

 
5 - ÇİN TARİHİ-5

23-01-2023 - 13:41

 
 
DİĞER YAZILAR :  [ 1 ]  [ 2 ]  [ 3 ]  [ 4 ]  [ 5 ]  [ 6 ]  [ 7 ]  [ 8 ]  [ 9 ]  [ 10 ]  [ 11 ]  [ 12 ]  [ 13 ]  [ 14 ]  [ 15 ]  [ 16 ]  [ 17 ]  [ 18 ]  [ 19 ]  [ 20 ]  [ 21 ]
 
YAZARIMIZA AİT SİSTEMİMİZDE KAYITLI TOPLAM 104 ADET YAZI KAYITLI .
 
 
Aydın Hava Durumu


           YAZARLAR

           ANKET

Henüz eklenmiş bir anketimiz bulunmamaktadır !

Süper Lig Puan Durumu

  •   Takım Adı O G B M Av P


RSS © 2014 Aydın Haber Merkezi
Site iceriginin izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanilmasi yasaktir
Gizlilik Ilkeleri | Kullanim Kosullari | Künye | Reklam | Iletisim