Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ İLETİŞİM  
 
Eczacılar 16 Ekim’de greve gidiyor
Benzin ve motorine 24 saat geçmeden
Aydın Sezgin: Düşe kalka dış politika
Bu geceden itibaren benzine 62 kuruş,
Gazeteciler Sendikasından 14 Partiye Dilekçe


Aydın Haber Merkezi - ÖĞÜTLER..
ÖĞÜTLER.. BU YAZININ EKLENME TARİHİ 21-09-2022 / 06:01 | BU YAZI TOPLAM 80 KEZ OKUNDU.
   
Ankaradan Bakış
ahmetkisai@hotmail.com
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ÖĞÜTLER..

ALTIN GİBİ ÖĞÜTLER


1. Bir kişiyi telefonla iki defadan fazla aramayın. Çağrınızı yanıtlamazlarsa, ilgilenmeleri gereken önemli bir şeyler olduğunu varsayın.
2. Ödünç aldığınız parayı, diğer kişi size ödünç verdiğini hatırlamadan önce iade edin. Bu sizin dürüstlüğünüzü ve karakterinizi gösterir. Aynı şey para haricindeki diğer şeyler için de geçerlidir.
3. Birisi size öğle / akşam yemeği ısmarlarken asla menüdeki pahalı yemeği sipariş etmeyin. Mümkünse onların seçtikleri yiyecekleri sizin için de sipariş etmelerini isteyin.
4. Hiç kimseye "Ah, yani henüz evli değil misin?", "Çocuğun yok mu", "Neden bir ev almadın?" veya "neden bir araba almıyorsunuz?" gibi garip sorular sormayın. Bunlar sizin sorununuz değildir.
5. Arkanızdan gelen kişi için daima kapıyı açın. Erkek ya da kız, yaşlı ya da genç olması fark etmez. Toplum içinde birine iyi davranmak sizi küçültmez.6. Bir arkadaşınız sizin için bir ödeme yaptıysa, bir dahaki sefere siz ödeme yapın.
7. Farklı görüşlere saygı gösterin. Unutmayın, birinin 6 gördüğü, size 9 görünebilir. Ayrıca, ikinci görüş bir alternatif için iyidir.
8. İnsanların konuşmasını asla bölmeyin. Konuşmalarına izin verin. Dediklerinin hepsini duyun ve hepsini filtreleyin.
9. Konuşurken gereksiz konulara girmeyin. Asıl konuyu anlaşılır şekilde anlatmaya çalışın.
10. Birisiyle dalga geçer ve onlar bundan hoşlanmazsa, durun ve bir daha asla yapmayın. İnsanları daha fazlasını yapmaya teşvik edin ve ne kadar minnettar olduğunuzu gösterin.
11. Biri size yardım ederken "teşekkür ederim" deyin.
12. Arkadaşlarınızı kamuoyunda övün. Baş başayken eleştirin.
13. Birinin kilosu hakkında yorum yapmak için hiçbir zaman bir neden yoktur.
"Harika görünüyorsun" demen yeterli. Kilo vermek hakkında konuşmak istiyorlarsa, zaten yapacaktır.
14. Biri size telefonunda bir fotoğraf gösterdiğinde sola veya sağa kaydırmayın. Sırada ne olduğunu asla bilemezsiniz.
15. Bir arkadaşınız size doktor randevusu olduğunu söylerse, bunun ne için olduğunu sormayın, "Umarım iyisindir" demeniz yeterlidir. Onları, size kişisel hastalıklarını söylemek zorunda kalma gibi rahatsız edici bir duruma sokmayın. Bilmenizi isterlerse, bunu zaten söylerler.
16. Temizlik görevlisine CEO ile aynı saygıyı gösterin. Altınızdaki birine ne kadar kaba davrandığınızdan kimse etkilenmez, ama insanlar onlara saygılı davranırsanız bunu fark edeceklerdir.
17. Bir kişi doğrudan sizinle konuşuyorsa, telefonunuza bakmak kabalıktır.
18. Sizden istenene kadar asla tavsiye vermeyin.
19. Kimseye gerek yokken yaşını ve maaşını sormayın.
20. Sizi doğrudan ilgilendirmeyen herhangi bir şey olmadıkça işinize odaklanın.
21. Sokakta biriyle konuşuyorsanız güneş gözlüğünüzü çıkarın. Bu bir saygı göstergesidir. Göz teması konuşma kadar önemlidir.
22. Yoksulların ortasında asla zenginliğinizden bahsetmeyin. Benzer şekilde, çocuğu olmayanların yanında çocuklarınız hakkında konuşmayın.
23. İyi bir mesajı okuduktan sonra, "Mesaj için teşekkürler" demeye çalışın.
24. Cep telefonlarınız ile konuşurken, başkalarının sizi dinlemek zorunda kalmamasına dikkat edin.
İmam Şa’ravi’i (rah.) diyor ki;
Endişe hiçbir şeyi değiştirmez
Lakin Allah’a cc güvenmek her şeyi değiştirir.
(Alıntı  - ALINTIDIR  AHMET KISA

 

BİR DEF-İ HACET UĞRUNA GİDEN SALTANAT

Düzce Mevlana Anadolu Lisesi Müdüresi Suzan Ardıç Çiner hanımefendi rahat bir şekilde def-i hacet için kendisine özel bir kenef yaptırmış.
Sıkışan öğrenci, prostatı olan öğretmen kullanmasın diye kapısına da kocaman "Müdür WC" yazısı astırmış.
WC; Water Closet.
Yani su dolabı, tuvalet.
Hem de müdüreye özel.
Saltanata bakın hele.
Osmanlı padişahı 3.Mustafa da böyle saltanatına düşkün biriydi.
Laleli Camii’yi inşa ettirirken, bölgede yaşayan Laleli Baba isimli bir bilge ile tanışmıştı.
Onun sohbetinden çok etkilenmiş ve sık sık danışma ihtiyacı duymuştu.
Padişah bir gün Laleli Baba’ya " Söyle bakalım Laleli baba, bu dünyada en mutlu şey nedir acaba" diye sordu.
Laleli Baba düşünmeden cevap verdi.
"Bu dünyada en mutlu şey yiyip içtikten sonra sıkıntısız biçimde def-i hacetini yapabilmektir sultanım."
Padişah bu cevaptan hiç hoşnut olmadı.
Öyle ya, onca bilim irfan sahibi olan, sözleriyle herkesi etkileyen bir bilge nasıl böyle sıradan bir cevap verebilirdi.
Sinirlendi ve sarayının yolunu tuttu.
O giderken Laleli Baba’nın yüzünde anlamlı bir tebessüm vardı.

Birkaç gün sonra padişah fena derecede kabız oldu.
Bir türlü def-i hacet yapamıyordu.
Saray hekimleri ne yapsa, ne etse nafile.
Şifacılar, okuyucular, üfleyiciler ne deneseler çaresiz.
Sultan hazretleri midesinde şişlik, bağırsaklarında ağrı ile acı içinde kıvranıyordu.
Sonunda Laleli Baba’ya sığınmak zorunda kaldı.
Vezirleriyle birlikte Laleli Baba’nın fakirhanesine gitti.
"Kurtar beni Laleli baba, kurtar bu dertten, ne dilersen dile" dedi Sultan 3.Mustafa.
Laleli Baba, padişahın birkaç gün önceki tavrını unutmamıştı.
"Kurtarırım ama karşılığında çok şey isterim" dedi.
Padişah çaresiz, "yeter ki kurtar, saltanatımı vereyim sana" diye yalvardı.
Laleli Baba birkaç bitki karışımı söyledi, biraz okuyup üfledi, "bu akşam def-i hacetinizi yaparsınız, yarına bir şeyiniz kalmaz" dedi.
Hikaye bu ya dediği de oldu.
Padişah o akşam dakikalarca def-i hacetini yapıp ızdıraptan kurtuldu.
Ertesi gün Laleli Babayı huzura çağırdılar.
Padişah, "beni kurtardın, sana söz vermiştim, buyur saltanatımı" dedi.
Laleli Baba baktı padişahın ve çevresindekilerin yüzüne ve söyle konuştu.
"Bir saltanat ki bir def-i hacet kadar değersiz, böylesine ucuz bir saltanat bana lazım değil."
Derler ki, İstanbul’da Beyazıt’tan Aksaray’a giderken sağdaki caminin adı bu nedenle Laleli Cami’dir.
Sözün özü, bugünkü egemenlerin saltanatı, bu hikayedeki bir def-i hacet kadar değersiz.
Baksanıza, onlarca öğrencinin, öğretmenin gördüğü, fotoğraflarla belgelenen "MÜDÜR WC" tabelası önce yalanlandı, sonra tepkiler artınca söküldü.
Peki, Düzce Mevlana Anadolu Lisesi Müdüresi Suzan Ardıç Çiner hanımefendinin onca öğrenci ve öğretmenin gözündeki saltanatı sizce ne oldu?
Def-i Hacet: Osmanlıca tuvalet ihtiyacını gidermek.
Sedat Kaya 

ALINTIDIR  AHMET KISA

 

 

 

 





 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
 
1 - MUHTELİF KONULAR

03-10-2022 - 06:22

 
2 - DEĞERLİ BİLGİLER

30-09-2022 - 06:36

 
3 - DİN - KOMİNİSTLİK

26-09-2022 - 06:35

 
4 - ÖZEL BİLGİLER

24-09-2022 - 09:42

 
5 - ÖĞÜTLER..

21-09-2022 - 06:01

 
 
DİĞER YAZILAR :  [ 1 ]  [ 2 ]  [ 3 ]  [ 4 ]  [ 5 ]  [ 6 ]  [ 7 ]  [ 8 ]  [ 9 ]  [ 10 ]  [ 11 ]  [ 12 ]  [ 13 ]
 
YAZARIMIZA AİT SİSTEMİMİZDE KAYITLI TOPLAM 64 ADET YAZI KAYITLI .
 
 
Aydın Hava Durumu


           YAZARLAR

           ANKET

Henüz eklenmiş bir anketimiz bulunmamaktadır !

Süper Lig Puan Durumu

  •   Takım Adı O G B M Av P


RSS © 2014 Aydın Haber Merkezi
Site iceriginin izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanilmasi yasaktir
Gizlilik Ilkeleri | Kullanim Kosullari | Künye | Reklam | Iletisim