Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ İLETİŞİM  
 
Uzaktan çalışanların %68’i tükenmişlik hissi yaşıyor
Kovidden 164 Vefat; Normalleşme Takvimi Belli
14 yılda 43 milyon hektar yok
ÖMER TURAN AYDIN VERİLERİNİ AÇIKLADI
Dikkat! Pandemide bu şikayetler yaygınlaştı!


Aydın Haber Merkezi - Macron’u yanlış anlayan yok, herkes doğru anlamış
Macron’u yanlış anlayan yok, herkes doğru anlamış BU YAZININ EKLENME TARİHİ 03-01-2021 / 15:30 | BU YAZI TOPLAM 76 KEZ OKUNDU.
   
TÜRKİYE İÇİN ELELE
adilbaris09@yandex.com
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
MACRON’U YANLIŞ ANLAYAN YOK, HERKES DOĞRU ANLAMIŞ

Fransa’da Başkanlık yapan Makron adeta diktatörlük ediyor. Belkide Hitler’e
özenmeye başlamıştır.

Fransız Charlie Hebdo dergisinin Hz. Peygamber’e hakaretinin ardından
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un sözkonusu dergiye sahip çıkması ve
ülkedeki resmi binalarda derginin hakaret içerikli kapaklarının
yansıtılması, dünya Müslümanları tarafından günlerce protesto edilmişti.
Macron’un ayrıca İslamiyet ve müslümanlar hakkında ileri sürdüğü iddialar
ve hakaret içerikli açıklamalar ülkede protesto edilirken hükümetin ve
Fransız İçişleri bakanlığının gösterdiği hukuk dışı uygulamalar dünya
basınında tartışılmaya devam ediyor.
 
Uzun yıllar Paris’te gazetecilik yapan, Türkiye’de iç ve dış siyaset
üzerine programlar hazırlayan gazeteci Belkıs Kılıçkaya, konuya ilişkin
AA’ya yazdığı haber-analizinde Fransız yönetimine yönelik dünya medyasında
kaydedilen tepki ve eleştirileri gündeme taşıdı. Kılıçkaya, “*Neden kimse
Fransa’yı ve Macron’u anlamıyor!*” şeklinde ironik bir başlık altında
kaydettiği analizinde, “Fransa’da onlarca yıldır devam eden Müslüman
karşıtlığı karikatür hadiselerinden sonra, yasa tasarısıyla kurumsallaşma
yolunda” şeklinde hatırlatmada bulunuyor. Kılıçkaya’nın analizinden bazı
paragraflar…
 
*Fransa’ya, Macron’a ve yönetimine sert eleştiriler*
 
Karikatürlerle başlayan bu süreç karşısında Müslüman ülkeler boykot
çağrısında bulundu; ABD’nin Dini Özgürlükler Özel Temsilcisi Büyükelçi Sam
Brownback ise Fransa’daki dini özgürlükler konusunda endişeli olduklarını
söyledi. Diğer taraftan Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek
Komiseri Michelle Bachelet yasa tasarısının Afrika kökenliler ve diğer
azınlıklar için olumsuz etkisinden ve Müslümanları “fişleme” olasılığından
endişe duyduğunu belirtti. Uluslararası Af Örgütü de “Fransa’daki terör
karşıtı önlemler insan hakları endişesi oluşturuyor” başlıklı raporunda,
terör saldırılarını şiddetle kınarken Macron ve hükümetini, Fransız
Müslümanlara karşı öteden beri devam eden karalama kampanyalarını iki
katına çıkarmakla eleştirdi. Ayrıca çok sayıda Müslüman derneğe ve camilere
yapılan baskınların ve akabinde gelen kapatmaların, bu mekânların “terörü
müdafaa” ettiği gibi muğlak bir iddiayla gerekçelendirildiği, Fransa’nın bu
noktada da dernekleşme özgürlüğüne dair uluslararası insan hakları
yasalarına uymadığı vurgulandı. Batılı devlet adamlarından doğrudan bir
eleştiri geldiği gözlenmedi ama İngiliz ve Amerikan medyasının en prestijli
yayın organlarında Fransa’yı, Macron’u ve yönetimini çok açık ve sert bir
üslupla İslamofobik olmakla suçlayan pek çok makale ve analiz yayımlandı.
 
*Yayımlandıktan sonra kaldırılan makale*
 
İlk olarak 31 Ekim’de Politico Europe’da Fransız akademisyen Farhad
Khosrokhavar’ın “Tehlikeli din Laiklik” başlıklı makalesi önce yayımlanıp
sonra kaldırıldı. Khosrokhavar sansür edilen fakat hem Amerikan basınında
hem de Arap basınında yayımlanan yazısında, “Neden Almanya, İngiltere,
İtalya, hatta Danimarka’da benzer terör olayları yaşanmıyor?” sorusunu
sorup cevaben şöyle diyordu: “Nedeni basit: laikliğin aşırı yorumuna, dine
ve dini değerlere küfür (blaspheme) özgürlüğü eklenince,
marjinalleştirilmiş bir azınlık da radikalizmi besler hale geliyor. Radikal
laiklikle dini radikallik ölümcül bir dansa teslim oluyor. Kışkırtmaya
karşı kışkırtma! Ve toplum cehenneme taşınıyor”. Yazının Elysee Sarayı’nın
baskılarıyla kaldırıldığı iddialarına karşılık olarak, tarihinde ilk kez
bir yazıyı sansür eden Politico Europe’un gerekçesi, yazının “konjonktüre
uygun olmamasıydı”! Politico Europe editörü Stephen Brown yazıdaki bir
hatadan söz etmedi; sadece makalenin “uygun olmayan bir zamanda”
yayımlandığını söyledi. Fakat yazısını kendisine bir açıklama yapmadan
kaldırdığı için yazardan özür diledi.
 
*Macron’un savunması*
 
Fransız mallarına yönelik boykot çağrılarına cevaben Macron önce 31 Ekim’de
El-Cezire’ye konuştu. Aylardır her konuşmasında yaptığı gibi tekrarladı:
“Öncelikle, bu aralar çoğu kez işittiğim yanlış anlamalara karşı söylemek
isterim ki ülkemizin hiçbir dinle problemi yoktur ve herkes dinini özgürce
tatbik eder. Müslümanlara yönelik bir damgalama/yaftalama yok”. Fransa’da
ifade özgürlüğü dahilinde dine hakaret ve küfür özgürlüğünün çok önemli ve
muhafaza edilmesi gereken bir hak olduğunu savunurken ise Macron şunları
söyledi: “Kişisel olarak, bunun uyandırabileceği duyguları anlayabiliyorum,
saygı duyuyorum; fakat rolümün ne olduğunu anlamanıza ihtiyacım var. Benim
rolüm, şu anda yaptığım gibi, sükuneti sağlamak, ama aynı zamanda yasalarla
tanınan hakları korumaktır. Bu karikatürleri Fransız cumhurbaşkanı ya da
Fransız hükümeti yapmadı, bu yayın organları da resmi yayın organları
değil. Burada kilit nokta, benim bu özgürlüğü korumakla görevli olmam. Son
haftalarda karikatürler hakkında çok şey söylendi ve bazıları
onaylamayabilir ki bu gayet iyi. Dahası, Fransa’daki veya ifade
özgürlüğünün olduğu diğer ülkelerdeki insanlar için de aynı şey geçerli ve
ben buna karşı çıkan ve ‘buna katılmıyoruz’ diyenlerin olmasını doğal
buluyorum”.
 
*10 yaşında dört çocuk aileleriyle birlikte 11 saat sorguya çekildi*
 
İçişleri Bakanı Gerald Darmanin 18 Kasım’da Europe 1 radyosuna verdiği
röportajda şu açıklamada bulundu: “Yarın bir ebeveyn öğretmene gidip bu
karikatürleri derslerde göstermemesini talep ederse, bu cezai bir suç
olacak. Söz konusu veli yabancıysa yargıç ülkeyi terk etmesini
isteyebilecek”. Ayrıca cumhurbaşkanının savunmasına ve yasa projesinin
ismine bakılırsa, Müslümanların bu karikatürleri ve benzerlerini reddetme
hakkı olmaması bir yana, bir nevi kucaklaması isteniyor! Ki daha şimdiden,
6 Kasım’da kendilerine karikatürler gösterilen 10 yaşında dört çocuk,
karikatürleri sevmediklerini ve çok kötü olduğunu ifade etmeleri üzerine
aileleriyle birlikte 11 saat sorguya çekildiler. Louis Pasteur İlköğretim
Okulu’nun dört öğrencisi, öğretmenleri tarafından polise ihbar edildiler;
terörizme destek suçlamasıyla evlerine eş zamanlı baskınlar düzenlendi ve
sorguya çekildiler. Yani karikatürlere karşı reaksiyonunuz “radikal
İslamcı” ya da “ayrılıkçı İslamcı” olup olmadığınızın testine dönüştü!
 
*“Macron’un “Fransa İslam’ı” icadı sır değil”*
 
Sözlerinin çarpıtıldığını yineleyen Macron, önemli bir konuda daha yanlış
anlaşıldığını söyledi: “Arap medyasında ve sosyal medyada Fransa
cumhurbaşkanının, yani Fransa’nın İslam’la sorunu var diye yazıyorlar.
Hayır bizim İslam’la hiçbir problemimiz yok”. Halbuki daha 2 Ekim’de
Mureaux’daki “Ayrılıkçı İslamcılıkla Mücadele” başlıklı konuşmasında,
bizzat kendisi “İslam bütün dünyada krizde” dedi ve dünyanın dört
köşesinden tepkiler yağdı. Ama El-Cezire’ye konuşurken “70 dakikalık bir
konuşmada çerçevesinden çıkarıldı bu cümle” dedi! Esasen cümle tam da
cumhurbaşkanının bakış açısının çerçevesine uygun çıkmıştı ağzından ve yine
konuşmanın çerçevesine uygun olarak bütün dünya basınında başlığa
taşınmıştı. Cumhurbaşkanı aynı konuşmada “İslam’ın kendisini aydınlanmaya”
çağırmıştı. Diğer taraftan röportajda, Fransa’da laikliğin devlet ve kilise
ayrılığı prensibine dayandığını, devletin din karşısında tarafsız olduğunu
ve dinle meşgul olmadığını, onu ne finanse ettiğini ne de düzenlediğini
söyledi; ama Fransa’nın yıllardır “Fransa İslam’ı” icat etmeye çalıştığı da
bir sır değil. Devlet dine doğrudan müdahale ettiği gibi, cumhurbaşkanının
“ayrılıkçılıkla mücadelesinin” bir veçhesi de zaten bu. Bu gayretin ilk
emaresi eski Başbakan Dominique De Villepin’le göründü, Sarkozy’yle
netleşti ve son iki yıldır Macron bu projeyi nihayet gerçekleştirmek için
bir dizi çalışma yaptı.
 
*Macron’un Financial Times’a mektubu*
 
Cumhurbaşkanı İngiliz ve Amerikan medyalarının en büyük ve en prestijli
yayın organları tarafından da çok sert şekilde eleştirildi ve Macron onlara
cumhurbaşkanı sıfatıyla savaş açtı. Savaşına Manş denizinin öte tarafından
başladı, 4 Kasım’da Financial Times’a mektup yazdı: Gazetede yayımlanan
Mehreen Khan imzalı “Macron’un İslamî ayrılıkçılıkla savaşı Fransa’yı ancak
daha fazla böler” başlıklı yazıya tepki gösterdi. Yazıda Macron’un seçim
kaygılarıyla Müslümanları hedef göstererek bir korku iklimi meydana
getirdiği, terörizmden aynı derecede nefret eden Müslüman çoğunluğu
yabancılaştırdığı savunuluyordu. Macron mektubuna “Fransa İslamcı
ayrılıkçılıkla mücadele ediyor asla İslam’la değil” diye başlayıp
“Financial Times gibi bir gazetenin, G7 ülkesi ve BM Güvenlik Konseyi
(BMGK) daimî üyesi bir ülkenin devlet başkanının açıkça ifade ettiği
görüşlerini çarpıtabileceğinin hayal dahi edilemeyeceğini” yazdı.
 
*“Mösyö Macron Fransa’daki Müslümanlara dair yalan haberler yaymak için
İngiliz medyasını kullanıyor”*
 
Financial Times’a yolladığı bu uzun mektubunda, Fransa’daki terör
saldırılarını anlattı ve yüzlerce kişinin ellerine bıçak alıp her an
Fransızları kesmesi korkusunun yaşandığını iddia etti; “Gidin görün; bazı
semtlerde 3-4 yaşındaki kız çocuklarını erkek çocuklarından ayırıp üstelik
peçeyle dolaştırıyorlar, onlara kin aşılıyorlar” dedi. Sonuçta, Khan’ın
yazısı gazeteden kaldırıldı, onun yerine Macron’un gazetenin editörlüğüne
yazdığı mektup yayımlandı. Macron’a cevap 5 Kasım’da The Independent’tan
geldi. Gazete Fransa’da peçenin 2011’den beri yasak olduğunu,
Cumhurbaşkanı’nın bahsettiği kızlara dair tek bir iz, bir fotoğraf ya da
bir soruşturma bulunmadığını vurgularken, Fransız yazar Nadia
Henni-Moulai’in sözlerine yer verdi: “Mösyö Macron Fransa’daki Müslümanlara
dair yalan haberler yaymak için İngiliz medyasını kullanıyor”. 8 Kasım’da
Macron’a cevaben The Guardian’da yayınlanan Kenan Malik imzalı bir diğer
yazı “Fanatiklerin eleştirileri sansür etme hakkı yok. Ama Emmanuel
Macron’un da” diyordu.
 
*“Macron Amerikan Medyasına Karşı”*
 
Fransa Cumhurbaşkanı bütün bu yazılara karşı kişisel savaşını Atlantik’in
öte yakasına kaydırdı. Önce New York Times’tan gazeteci Ben Smith’i
telefonla aradı. Smith ise 15 Kasım’da “Macron Amerikan Medyasına Karşı”
başlıklı bir yazı yazarak Fransız cumhurbaşkanının Amerikan basınına
yönelik şikâyet konularını sıraladı: “Önyargımız, ırkçılık takıntımız,
terörizm konusundaki görüşlerimiz ve kuşatılmış Cumhuriyeti ile bir
anlığına bile olsa dayanışmamızı ifade etme konusundaki isteksizliğimiz!”
Smith alaycı bir üslupla devam etti: “Cumhurbaşkanı perşembe öğleden sonra,
Elysee Sarayı’ndaki altın ofisinden bunlardan şikâyet etmek üzere beni
aradı. Amerikan basınının, ifade özgürlüğü dahilinde karikatürleri gösteren
Samuel Patty’nin başının kesilmesiyle başlayan bir dizi saldırıyı
gerçekleştirenler yerine Fransız entegrasyon sistemini kınamayı tercih
ettiğini söyledi”.
 
Smith Macron’un öfkesine maruz kalan medya örneklerini sıraladı ve her
birine cevap verirken Washington Post’un Paris Muhabiri James McAuley’nin
yazısını da örnek verdi. Fransa’nın şikâyetlerinin, yayımlanan fikir
yazılarının da ötesine geçtiğini, hükümet politikalarını temkinli bir dille
sorgulayan gazeteciliği dahi hedef aldığını yazdı. McAuley’in “Sistematik
ırkçılıkla savaşmak yerine, İslam’ı reforme etmek istiyor” ve “Fransız
Müslümanlarının yabancılaşmasını ele almak yerine, Fransız hükümeti dünyada
iki milyardan fazla barışçıl üyesiyle bin 400 yıllık bir inancın pratiğini
etkilemeyi hedefliyor” görüşleri cumhurbaşkanının tepkisini çekmişti.
 
Amerikalı gazeteci, ülkede birlik ihtiyacının en çok hissedildiği bir
ortamda, Macron’un bakanlarının demeçlerinin çok tedirgin edici olduğunu,
zira İslamcılık ve Müslümanlığın karıştırıldığını, Müslüman azınlığın
tecrit edilip ve yaftalandığını yazdı. Diğer taraftan karikatürlerin dev
örneklerinin Toulouse ve Montpellier’de kamu binalarına asılmasını
eleştirerek, devletin ifade özgürlüğünü savunmasıyla meselelere taraf
olması arasında çok büyük bir fark olduğunu vurguladı. Fransız elitlerinde
de “İslam” ve “İslamcılık” arasındaki fark hakkında yaygın bir kafa
karışıklığı olduğuna dikkate çeken Amerikalı gazeteci, Fransa’da başörtü
takan, helal et yiyen, aynı zamanda hukuka ve evrenselci projeye saygılı,
mükemmel bir cumhuriyetçi olunabileceğinin düşünülemediğini ve durumun “ya
biridir ya da öteki” şeklinde ele alındığını söyledi.
 
*"Macron’u yanlış anlayan yok, herkes doğru anlamış"*
 
Bütün bu örnekler gösteriyor ki ortada Macron’u da ülkesinin Müslümanlara
yönelttiği savaşı da yanlış anlayan olmadığı gibi, süreci izleyen herkes
meseleyi doğru anlamış. Üstelik bunu anlayanlar sadece sert eleştiriler
yöneltenlerden ibaret de değil. Almanya’da aşırı sağcı Almanya İçin
Alternatif (AfD) partisi de “darısı başımıza” mealinde bir açıklama yaparak
Fransa’yı takdir etti. Hatta Müslüman düşmanlığının uzun yıllardır tepeden
aşağıya nüfuz ettirildiği bu ortamda ister istemez vazife çıkaranlar da
devletin mesajlarını doğru anlıyor. Fransız Kamuoyu Araştırmaları
Enstitüsü’nün (IFOP) geçen yıl yaptığı araştırmaya göre, Fransa’da
Müslümanların yüzde 42’si dinlerine dair ayrımcılık yaşıyor; bu durum
başörtüsüz Müslüman kadınlarda yüzde 46, başörtülü kadınlarda ise yüzde 60
oranında.
 
Gazeteci *Belkıs Kılıçkaya*





 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
 
1 - YILBAŞI ÇEKİLİŞİNDE BÜYÜK İKRAMİYENİN VARLIK FONU’NA ÇIKMASININ ESRARI

16-01-2021 - 19:41

 
2 - MACRON’U YANLIŞ ANLAYAN YOK, HERKES DOĞRU ANLAMIŞ

03-01-2021 - 15:30

 
3 - KİMSE MAKRON’U VE FRANSA’YI ANLAMIYOR MU?

31-12-2020 - 00:59

 
4 - NAMUS

05-12-2020 - 12:02

 
5 - DONANMA ÇÜRÜTMEK İLE KUMPAS BENZERLİĞİ

23-11-2020 - 18:24

 
 
DİĞER YAZILAR :  [ 1 ]  [ 2 ]  [ 3 ]  [ 4 ]  [ 5 ]  [ 6 ]  [ 7 ]  [ 8 ]  [ 9 ]  [ 10 ]  [ 11 ]  [ 12 ]  [ 13 ]  [ 14 ]  [ 15 ]  [ 16 ]  [ 17 ]  [ 18 ]  [ 19 ]
 
YAZARIMIZA AİT SİSTEMİMİZDE KAYITLI TOPLAM 95 ADET YAZI KAYITLI .
 
 
Aydın Hava Durumu

Çarşamba Parçalı Bulutlu Parçalı Bulutlu 10°C -3°C

Perşembe Çok Bulutlu Çok Bulutlu 14°C 0°C

Cuma Sağanak Yağışlı Sağanak Yağışlı 14°C 4°C



           YAZARLAR

           ANKET
Hükümetin Küresel Salgın ile mücadelesini nasıl buluyorsunuz.
% 34 √ Toplam : 175 - Başarı Buluyorum.
% 52 √ Toplam : 271 - Başarısız Buluyorum.
% 16 √ Toplam : 84 - Fikrim Yok
   

Süper Lig Puan Durumu

  •   Takım Adı O G B M Av P


RSS © 2014 Aydın Haber Merkezi
Site iceriginin izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanilmasi yasaktir
Gizlilik Ilkeleri | Kullanim Kosullari | Künye | Reklam | Iletisim