Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ İLETİŞİM  
 
PANDEMİDE YENİ VAKADA BİNİN ALTINA DÜŞTÜK
Prof. Saltık’tan canlı yayında korkunç iddia
COVİD-19 ÇİFTCİYİ YENİDEN EFENDİ YAPTI
CHP’Lİ BÜLBÜL: AYDIN BABANIZIN ÇİFTLİĞİ DEĞİL
GÜNAYDIN SOĞUK HAVA DEPOMUZ SEZONA YETİŞECEK


Aydın Haber Merkezi - KENDİ ELLERİMİZ İLE BU HALE GETİRDİK!
KENDİ ELLERİMİZ İLE BU HALE GETİRDİK! BU YAZININ EKLENME TARİHİ 14-01-2020 / 23:30 | BU YAZI TOPLAM 2011 KEZ OKUNDU.
   
TÜRKİYE İÇİN ELELE
adilbaris09@yandex.com
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KENDİ ELLERİMİZ İLE BU HALE GETİRDİK!

İklim değişimlerinin insan yaşamını sınırlandırdığı her gün yaşanan aşırı
yağışlar, hortumlar, kuraklık ve diğer olayları ile hissedilir oldu. Bir
dönem iklim değişimlerinin moda bir konu olduğunu ve konu ile dalga geçen
insanlarında yaşanan doğal olaylar sonrası konunun çalışılması ve önlem
alınması gerektiğini belirtemeye başladılar. En son Adana ve ardından
Mersin genelinde yaşanan aşırı yağış sonrası birkaç yoksul vatandaşımızın
yaşamını kaybetmesi iklim değişimlerinin sokakta bile konuşulmasına yol
açtı.
 
İklim değişikleri ile mücadelede alınması gereken teknoloji konularından
biride deniz ekosesinde ve denizdeki yosun ve fito-plaktonarın temizleyici
mekanizmasından yararlanmaktır.
 
İklim değişimleri ve sürülebilir yaşam ve gelişme için çok sayıda alanda
atılması gereken ciddi önlemler bulunmaktadır. İklim değişimlerinin nedeni
olan atmosferdeki karbon dioksitin CO2’inin arzu edilen sanayi devrim
öncesi 280 mg L-1 düzeyine düşürülmesi zor olsa da en azından daha fazla
atmosfere gaz salınımın azaltılması ve atmosferdekinin de aşağı çekilmesi
önemsenmektedir.
 
*İklim Değişimleri İle İlgili Çok Değişik Yöntemler Bulunmaktadır*
 
Çalıştığım konu olan karasal ekosemdeki bitkilerin fotosentez yolu ile
atmosferdeki CO2’nin yutak olarak yakalanması kadar sudaki bitkicikler
üzerinden de CO2’nin yutak olarak kullanılması ilgin gördüğüm algler
üzerinden suların ve atmosferin temizlenmesi konusunda NASA bilim
insanlarında Dr. Jonathan Trent tarafından önerilen Yosun Yetiştirmek için
Açık Deniz Membran Muhafazaları (OMEGA) projesi ile denizlerde yosun
yetiştirmek konusunda bilgi sunan NASA’da Protein Nano Teknoloji Grubu ile
Küresel Enerji ve Çevre Araştırmaları alanında çalışan Green birim ’in de
kurucusu olan Dr. Trent Boğaziçi Üniversitesi’nde 19 Aralık tarihinde
‘’Dünya, Mars ve OMEGA’’ başlıklı bir konuşması konusundaki görüşleri
önemsenecek düzeydedir. Konu hakkında basından ve Dr. Trent’in
paylaşımlarından proje ilgi çekici. Anı zamanda hem UC-Santa Cruz’da, hem
de Tokyo Üniversitesi Tarım ve Teknoloji Biyoteknoloji ve Yaşam Bilimleri
Bölümü’nde Biyomoleküler Mühendislik Bölümü’nde Yardımcı Profesör olarak
görev yapıyor Dr. Trent aynı zamanda NASA’da çalışmalar da yürütmektedir.
NASA’nın Astrobiyoloji Kürsüsü Başkanlığını yapan Dr. Jonathan Trent,
sürdürülebilirlik, deniz mikrobiyolojisi, astrobiyoloji, tarım ve
biyoteknoloji gibi alanlarda çok disiplinli çalışmalarıyla dünyada ses
getiren çalışmalar yürütmektedir.
 
OMEGA projesi atık suyu temizlemek, karbondioksit yakalamak ve nihayetinde
su, gübre veya arazi için tarımla rekabet etmeden biyoyakıt üretmek için
yenilikçi bir yöntem olarak öne sürülmektedir. Yukarıda şekilde de
görüldüğü gibi algler denizlerde CO2 emilimi sağlarken atmosfere O2
salımıda sağlamaktadır.
 
Bugün dünyanın başına bela olan atmosferdeki CO2 atmosferdeki
konsantrasyonun azaltılmasının önemli yolarından biri denizlerdeki
foto-planktonlardır. Denizdeki planktonlar bitkiler fotosentez yaparak
atmosferdeki CO2’yi yakalamaktadırlar. Denizlere ve kirletilmiş suların
ıslahı ve buralarda algler üzerinden CO2 fikse etmek dünyanın
sürdürülebilir sağlığı için önemli bir yaklaşım olabilir.
 
*İnsanlık Kendi Elleri İle Doğayı yaşanılamaz Duruma Getirdi*
 
Son Dr. Trent, konuşmasında 7.4 milyarın insanın yaşadığı dünyada iklim
değişikliği, artan nüfus ve hızlı şehirleşme ile birlikte Su-Enerji-Gıda
döngüsünün bozulduğuna ve kaynakların hızla tükendiğine dikkat çekti. 4.5
milyar yıl önce hayatın başladığı gezegenimizde, Homo Sapiens olarak
adlandırılan insanoğlu türünün 200.000 bin yıldır var olduğunu anlatan Dr.
Trent, insanoğlunun ömrünün 180.000 yıllık kısmında çoğunlukla avcılık ve
toplayıcılıkla uğraştığını; insanoğlunun bilgisayar çağına henüz 70-80 yıl
önce geçtiğini aktardı. İnsanlığın bilimde sağladığı ileri teknoloji
kullanımı ve bunun doğa üzerinden yarattığı çevresel baskı gıdadan sağlığa
kadar geniş bir alanda yaşamı sınırlamaktadır.
 
Dr. Trent, endüstriyel çağa geçişle birlikte iklim değişikliği, nüfus
artışı, köylerden şehirlere olan yoğun göçle yaşanan hızlı şehirleşme,
yaşam biçimlerimiz gibi faktörlerin su, enerji ve gıda kaynaklarımızı yok
etmekte olduğunun altını çizdi ve iklim değişikliğinin özellikle Tibet gibi
dünyanın en verimli, sulak, gıda ve enerji açısından en zengin bölgelerini
tehdit ettiğine işaret ederek göstergelere göre yaklaşık 200 sene içinde
Tibet Platosu’nun yok olacağını belirti. 
 
*Kaynakların Öncelikle Dünyanın Temel Sorunlarına Kullanılması Önemlidir*
 
Dr. Trent bu arada Dünyanın sorunlarının çözümü için önerilerde
bulunmaktadır. Mars yolculuğuna harcanan para ile dünyadaki sorunlara çözüm
bulunabilir diyor. Dünyanın bu gidişatla 2060 yılında çok daha kötümser bir
tabloyla karşılaşacağımızı belirten Dr. Trent, bu süreçte NASA’nın
çalışmaları başta olmak üzere insanoğlunun farklı gezegenlerde yeni bir
hayat kurma arayışına girdiğini anlattı. Mars’ta yaşamı merak eden
insanoğlu için bugün son derece astronomik geziler düzenlediğine işaret
eden Dr. Trent, NASA’nın Mars gezegeninde incelemelerde bulunan kâşif
robotu Curiosity ‘den gelen bulgulara bakıldığında Mars’ın -60 derecelere
varan soğuk iklimi, kaya ve tozdan oluşan dış yüzeyiyle insan türünün
yaşaması açısından uygun bir seçenek olmadığını belirtti. Uzay konusundaki
çalışalar her zaman için ilgi çekici aynı zamanda çokta pahalı çalışmalar.
Mars yolculuklarına harcanan astronomik rakamlarla dünyanın artan
sorunlarına farklı çözümler bulunabileceğine dikkat çeken Dr. Trent, bu
kapsamda geliştirmiş olduğu OMEGA Küresel İnisiyatifi ve Eco-nomic Çiftlik
adlı projeleri hakkında da bilgi sunmuştur. İnsanoğlunun Mars gibi farklı
gezegenlerde yeni bir hayat kurma çabası içinde olduğunu ancak Mars’ın
insan türünün yaşayabileceği bir gezegen olmadığını belirten Dr. Trent,
konuşmasında tamamen geri dönüştürülebilir kaynakları kullanarak
tasarladığı OMEGA projesi hakkında bilgiler verdi.
 
Tabii uzay ve Mars konusundaki çalışmaların bilimsel bilgiye kazandıracağı
katkı kadar insanın uzayın oluşumu ve gezegenimizdeki yaşamın oluşumu
hakkındaki merakın giderilmesi bakımından önemli. Aynı zamanda üzerinde
yaşadığımız gezegenimizin yaşanır olması ayrıca önemlidir.
 
*Doğanın Sorunlarını Yine Doğanın Yöntemleri İle Çözmek *
 
Dr. Jonathan Trent’in yürütücüsü olduğu OMEGA projesi, mikro algler ’den
(yosunlardan) bioyakıt ve gıda ürünü üretimi, karbondioksit yakalama ve
atık su arıtımı çalışmalarını kapsıyor. OMEGA teknolojisi, kıyı
şehirlerinde denizlere aktarılan atık suların bu teknoloji ile tekrar
kullanımını sağlamayı amaçlıyor. Etanol elde etmek için yapılan geniş tarım
alanlarının mısır üretimin yönlendirilmesinin tersine, OMEGA projesi doğal
besin arzını tehdit etmiyor diyor.
 
Alg üretimi, atık suyun temizlenmesi, karbon dioksitin depolanması ve bu
yolla biyo-yakıt üretimini hedefleyen OMEGA projesinde denizde
foto-biyoreaktör adı verilen büyük boyutlardaki plastik tüpler
kullanılıyor. Taze su depolanmış olan bu fotobiyo reaktörler atık su
ortamında alg üretilmesini sağlıyor. Dünyada en hızlı üreyen bitki türleri
arasında yer alan algler, güneş enerjisi, karbondioksit ve atık sudan
birtakım besleyici maddeleri kullanarak biyoyakıta veya hayvan gıdasına
dönüştürüyor. Algler atık suyu temizleyerek deniz suyu temizliğine de
önemli katkı sağlıyor.
 
Dr. Trent, Türkiye’nin bereketli toprakları ve üç tarafı denizlerle çevrili
bir ülke olarak OMEGA projesi için ideal bir konumda olduğundan da
bahsederek. Hatta diyor ki bu konuda önümüzdeki yıllarda Boğaziçi
Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü ile bu çerçevede ortak çalışmalar
yapmayı hedeflediklerini ifade ediyor.
 
 
 
Ülkemize misafir olarak gelen Dr. Trent’in önerileri ülkemizde rahatlıkla
işletilmektedir. Ç.Ü Su Ürünleri Fakültesinde arkadaşlarımızda “alg
biyoteknoloji” konularında uzun zamandır çalışmaktadırlar. İklim
değişimlerine neden olan sera gazlarının azaltılması neden olacak yutak
konularının bilinmesi, çalışılması dünya çapında önemli olacaktır.
 
Yaşadığımız Dünya’nın bugün en ciddi sorunu olan iklim değişimlerinin insan
kaynaklı nedenlerini ortadan kaldırmak zorundayız. Geç olmadan sorunu
çözemesek kendi elimizle kendi geleceğimizi zora sokabiliriz.
 





 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
 
1 - KENDİ ELLERİMİZ İLE BU HALE GETİRDİK!

14-01-2020 - 23:30

 
2 - YERLİ OTOMOBİL TARİHİNDEKİ MÜSTESNA İSİM

01-01-2020 - 22:50

 
3 - SURİYE’DEYDİM, TÜRKMENELİ’DE…

14-12-2019 - 23:29

 
4 - İHALARI BUNLAR MI UÇURDULAR?

02-11-2019 - 22:07

 
5 - FENER DEVLET OLMA YOLUNDA

12-10-2019 - 00:07

 
 
DİĞER YAZILAR :  [ 1 ]  [ 2 ]  [ 3 ]  [ 4 ]  [ 5 ]  [ 6 ]  [ 7 ]  [ 8 ]  [ 9 ]  [ 10 ]  [ 11 ]  [ 12 ]  [ 13 ]  [ 14 ]  [ 15 ]  [ 16 ]  [ 17 ]  [ 18 ]
 
YAZARIMIZA AİT SİSTEMİMİZDE KAYITLI TOPLAM 89 ADET YAZI KAYITLI .
 
 
Aydın Hava Durumu

Salı Çok Bulutlu Çok Bulutlu 28°C 15°C

Çarşamba Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı 25°C 15°C

Perşembe Çok Bulutlu Çok Bulutlu 25°C 12°C



           YAZARLAR

           ANKET
Hükümetin Küresel Salgın ile mücadelesini nasıl buluyorsunuz.
% 50 √ Toplam : 7 - Başarı Buluyorum.
% 36 √ Toplam : 5 - Başarısız Buluyorum.
% 15 √ Toplam : 2 - Fikrim Yok
   

Süper Lig Puan Durumu

  •   Takım Adı O G B M Av P


RSS © 2014 Aydın Haber Merkezi
Site iceriginin izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanilmasi yasaktir
Gizlilik Ilkeleri | Kullanim Kosullari | Künye | Reklam | Iletisim