Anasayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle

Sitene Ekle Künye Arşiv  İletişim  rss  
ANASAYFA VİDEO GALERİ FOTO GALERİ İLETİŞİM  
 
ADÜ İLK RUS ÖĞRENCİLERİNİ AĞIRLADI
SEZGİN’DEN ÖZELLEŞTİRME İHALELERİNE ŞEFFAFLIK ELEŞTİRİSİ
WhatsApp yeni güncellemesi yayınlandı
KANSER TEDAVİSİNDE YENİ DÖNEM
17 AĞUSTOS ŞEHİTLERİ AYDINDA FARKLI ANILDI


Alzheimer’a yakalanmamak için ne yapılmalı? - SAĞLIK - Aydın Haber Merkezi
 
ALZHEİMER’A YAKALANMAMAK İÇİN NE YAPILMALI?
BU HABERİN EKLENME TARİHİ 16-12-2018 / 11-23

 

Anasayfa'ya Dön 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tüm Saglik Haberleri  
Alzheimer’a yakalanmamak için ne yapılmalı?

Çağımızın en korkulan hastalıklarından biri Alzheimer. Dünya genelinde her 10 kişiden 1’i Alzheimer hastası

Alzheimer hastalığı’nın insan beynine 25 yıl öncesinde yerleştiğini belirten Nöroloji Uzmanı Dr. Selen Gür Özmen, “Alzheimer hastasının son 25 senesinde beynindeki patolojiler, yavaş yavaş oluşmuştur ve süreç sonuna ulaştıktan, tüm patolojiler beyne oturduktan sonra, unutkanlıklar başlamıştır” dedi.

Dünya genelinde her 10 kişiden 1’i Alzheimer hastası. Unutkanlıkla kendini gösteren, yer-yön kabiliyetinin kaybedilmesi gibi beynin bazı fonksiyonlarını yerine getirememesiyle devam eden süreç, hem hasta hem de çevresindeki bireyler için yıpratıcı olmakta. Beyni koruyan her şeyin aslında kalbi de koruduğunu ve Alzheimer’ın insan beynine 25 yıl öncesinde yerleştiğini açıklayan Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Sağlık Bilimleri Enstitüsü Sinirbilim Anabilimdalı’nda Öğr. Görevlisi Uzm. Dr. Selen Gür Özmen, Alzheimer hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.

ALZHEİMER BEYİNDE 25 YIL ÖNCESİNDE BAŞLIYOR

Alzheimer unutkanlıkla farkedilmeye başlar. Hastalığın genetik faktörlerden oluşması yüzde 2 oranındadır. Alzheimer hastası unutkanlıkla hekimin karşısına ilk geldiği zaman moral bozucu olan kısım şu; Hastalığa dair her şey olmuştur ve bitmiştir. Aslında Alzheimer hastasının, son 25 senesinde beynindeki patolojiler, yavaş yavaş oluşmuştur ve son haline ulaşmaya yakın hastada gözle görülür değişiklikler yaratmaya ancak başlamıştır. Yani o dakikadan sonra aslında yapacak çok fazla bir şey yoktur. Örneğin; 70 yaşında bir hasta, hastaneye geldiğinde unutkanlığı başlamış oluyor. Biz hastaya 70 yaşında Alzheimer teşhisi koyarsak, aslında bu demektir ki hastalığı, 40-45 yaşında başlamıştır. Yani beyinde oluşan problem aslında 20-25 yıl önce başlamıştır. Sonunda her şey bittiği zaman unutkanlık başlıyor. O yüzden tedavi olarak o aşamada yapılacak tek şey hastayı biraz rahatlatmak, elimizdeki ilaçlarla hastalığı çok az da olsa yavaşlatabilmek.

EMEKLİLİK BEYNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR

Emekliliğin de beyni çok olumsuz etkilediğini söylemek lazım. Japon kültüründe örneğin emeklilik yoktur. Bir iş biter, başka bir iş başlar. Bu meşguliyet de Uzak Doğu’nun bu çalışkan kültüründen etkilenmiş bölgelerinde yaşlanan bireylerin çok sağlıklı bir biçimde yaş aldığı ve Alzheimer gibi nörodejenerasyona neden olan hastalıklara yakalanmadan uzun bir ömre sahip olduklarını göstermiştir.

Ayrıca yüksek entellektüel düzeye sahip olan insanlardaki kayıp, çok çabuk belli olmuyor. İki insan düşünün. Birinin eğitim yılı daha düşük, daha içine kapanık, erken yaşta emekli olmuş, bir de üstüne herhangi bir nedenle tetiklenmiş bir depresyon yaşadığını varsayalım. Diğeri üniversite mezunu, çalışmayı bırakmamış, daha sosyal, daha huzurlu bir hayatı olan biri. Bu noktada ikisinin de beyinlerinde Alzheimer hastalığının alt yapısını oluşturan beta amiloid ve nörofibriler yumak dediğimiz iki tane istenmeyen protein birikiminin başladığını düşünelim. Eğitim düzeyi daha düşük olan, daha az insanla iletişim halinde olan, daha depresif olan kişinin beynindeki o protein yapılanması hemen unutkanlığa sebep olurken, eğitim seviyesi yüksek daha sosyal, daha neşeli, beynine sürekli yeni girdiler olan kişinin unutkanlığının başlaması, diğerine göre daha çok sonra oluyor. Birinin 65 yaşında başlarken, diğerinin 80 yaşında başlayabiliyor.

NEGATİF İNSANLAR BEYNİN DÜŞMANI

Dünyada ve ülkemizde Alzheimer oranlarında azalma görülmezken, her 10 kişiden 1’i Alzheimer hastalığına yakalanıyor ve toplumda görülme sıklığının artması ise yaşam süresinin uzamış olmasıyla ilişkilidir.

Bunun yanı sıra insan beyninin sosyalleşmek üzerine kurulmuş bir yapıdır. Etrafımızdaki insanlar da beynimizin sağlığını etkiler. İnsan beyni sosyal iletişime muhtaç. Konuşmak, anlatmak, paylaşmak, dinlemek, deneyimlerden bilgi aktarımı. İnsanlar bu tarz iletişimleri sayesinde yeni şeyler öğrenirler, hayatlarında değişiklik yapmaya karar verebilir, yeni planlara başlarlar. Bütün bunlar beynin gelişimi ve aktif kalmasını sağlayan özellikler. Güzel dostlukların beyne tek başına kitap okumaktan bile çok daha fazla katkı sağlayabileceğini unutmamalıyız. Bütün bunlar beyni çok aktif tuttuğu için Alzheimer gibi, beyni sosyal iletişime kapalı hale getiren hastalıklardan da korunmak açısından çok önemli şeyler. Kasvetli ve etrafımızda bize negatif enerji veren insanların çok olduğu ortamlardan sakınmalıyız zira bu istenmeyen sosyal ortamlar beyin hastalıklarını da tetikleyen faktörler.

BİTTER ÇİKOLATA TÜKETİN

Kalbimizi koruyan her şey beynimizi de korur. Hastalık başladıktan sonra şu anda elimizde bir tedavi yöntemi olmadığına göre Alzheimer’a yakalanmamak için bilinen tüm önlemleri almamız gerekiyor. Akdeniz tipi beslenmenin koruyucu olduğunu söyleyebiliriz. Haftada en az bir kere omega-3’den zengin yağlı balık, her gün bol yeşil yapraklı sebze, zeytinyağı ile yapılan yemeklerin tüketilmesi ve kahvenin günde bir bardak ile sınırlandırmanın koruyucu önlemler olduğunu söyleyebiliriz.

Antioksidan içeriği olan kakaonun da koruyucu olduğu düşünülüyor. Burada yüksek kakao içeren yiyeceklerden bahsediyoruz. Artık bitter çikolataların üzerlerinde yazıyor. Kakao oranı ne kadar yüksekse beyne yardımı o kadar çok oluyor. Nöron yapısında antioksidan bir etkisi var kakaonun. Beyin hastalıklarından koruyucu bir etkisi de olduğu düşünüyor.

Alzheimera karşı bu önerilere kulak verilmeli

Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ, kitabında Alzheimerda yaşam tarzının önemini vurgulayarak hastalığı önlemeye ilişkin önemli tavsiyelerde de bulunuyor. İşte o tavsiyeler:

1- Hastalıkla ilgili efsanelere inanmayın!

2- Yalnız yaşamayın, eve kapanmayın!

3- Hep aynı işlerle uğraşmayın, yeni şeyler deneyin!

4- Yaşınızın insanı olmayın! Statünüzden sıyrılın!

5- Dünyanın merkezinde oturmaktan vazgeçin!

6- Mantığınızdan önce duygularınıza güvenin!

7- Kontrollü açlık tavsiye ediliyor!

8- Alternatif tıbbın bu konuda yapacağı bir şey yok!

9- Bulmaca çözecekseniz sudokuyu tercih edin!

10- Nefret duygusundan uzak durun, olumlu düşünün!

11- Çocukluğunuzun ve gençliğinizin mekanlarına gidin!

12- Müzik dinleyin, mümkünse şarkı söyleyin!

13- Sabahları ilk işiniz gazete okumak olmasın!

14- TV’de uzun haber ve tartışma programlarından uzak durun!

15- Düzenli cinsel yaşam beyni uyarıyor!

demokrathaber


Alzheimer’a yakalanmamak için ne yapılmalı? : Google'da Ara
Alzheimer’a yakalanmamak için ne yapılmalı?


 
 
Bu Haberi Arkadaşıma Gönder :
 
Adınız / Soyadınız :
E-mail Adresiniz :
Arkadaşınızın Adı :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
 
   
 
 ADI SOYADI :  
 
 E-MAİL :  
 
 
 
 
 
 
        SAĞLIK

  KANSER TEDAVİSİNDE YENİ DÖNEM


         Miami Kanser Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Seza Güleç ve ekibinin 250 hasta üzerinde yaptığı araştırma, birçok kanser türünde

  KIZAMIK TEKRAR ARTIŞA GEÇTİ


         Dünya Sağlık Örgütü, kızamıkta dünya çapında endişe verici bir artış göründüğünü belirtti. Türkiye&rsqu

 
Aydın Hava Durumu

Cumartesi Sıcak Sıcak 39°C 23°C

Pazar Sıcak Sıcak 39°C 24°C

Pazartesi Sıcak Sıcak 38°C 24°C



           YAZARLAR

           ANKET
Türkiyede Siyasi ETİK Yasasına İhtiyaç varmı?
% 65 √ Toplam : 9 - EVET
% 15 √ Toplam : 2 - HAYIR
% 22 √ Toplam : 3 - FİKRİM YOK
   

Süper Lig Puan Durumu

  •   Takım Adı O G B M Av P


RSS © 2014 Aydın Haber Merkezi
Site iceriginin izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanilmasi yasaktir
Gizlilik Ilkeleri | Kullanim Kosullari | Künye | Reklam | Iletisim